Page 263 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 263

260                                          Gülden Bülbüllere

          hep kendilerinden geçmişler. Hiç ayık kimse kalmamış. Bir zamandan
          sonra ayılmışlar. Ayıldıktan sonra sormuşlar;

            - Efendim bu ne hikmettir? Sana çok yüksekten gelen o kuş niye
          senin tepene konacak kadar indi ve sana bu kelamı söyledi, sen de o
          kuşa karşı niye bu kadar küçüldün? Demiş ki;
            - O kuş değildi, o kuş benim mürşidim Mahmudu İnciriyyil Fag-
          nevi Hazretlerinin ruhuydu. Ben ona sordum ki efendim böyle acele
          nereye gidiyorsunuz? O da dedi ki;

            - Allah’ın dostlarından bir tanesi halet-i nezide can vermede.
          Allah’tan diledi;
            - Ya Rabbi dostlarından bir tanesini gönder bana yardımcı olsun.

            - Ben de onun Allah’ın emriyle yardımına gidiyorum.
            Bu olmuş kitapta da yazılı. Demek ki;
               Olârın ruhlarının yok karârı
               Dolaşırlar zemîni âsumânı
               Olar bu âlemi devran ederler
               Ararlar derde düşen nâ-tüvânı
            Evet, onların ruhları kabirde de kapalı değil.
            Çünkü onlar âlem değişiyorlar ölmüyorlar.
            Hatta Evliyaullah, keramet sahibi olan bir veli, aslında keramettir
          ama keramet de önemli değil. Büyük veliler için keramet önemli değil.
            Hakikaten öyle, kabirde de kapalı değiller. Hatta öldükten sonra,
          mübarek Paşam Hazretleri buyurdu ki;
            - Ben sizin dediğiniz insan isem beni öldükten sonra görürsünüz,
          anlarsınız öldükten sonra ve öbür âlemde beni o zaman göreceksiniz,
          öbür âlemde anlayacaksınız, bileceksiniz.

            Şimdi hakikaten de tabii onun büyüklüğüdür. Yani şimdi şöyle ifa-
          de edeyim ki; onun zamanında öyle bir sıkı bir zamandı ki icabında
          bu Erim hükümetinin zamanında tamamen gizlendi. Bir sene kendi
   258   259   260   261   262   263   264   265   266   267   268