Page 267 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 267

264                                          Gülden Bülbüllere

            - Baba, sen bu halinle buralarda görünme, al sana bir parça ekmek
          git öbür tarafta ye, diyor. Savıyor bunu. Gün de geçiyor, saati de geçi-

          yor. Misafir gelmeyince tekrar Allah’a yalvarıyor.
            - Ya Rabbi, sen vaadinden hulf etmezsin, ama gelmedin, diyor.
            “Ya İbrahim ben geldim de sen benim yüzüme bakmadın bir parça
          kuru ekmekle beni saldın”, diyor.
            - Aman ya Rabbi estağfurullah nasıl olabilir? Diyor ki;
            “Ya İbrahim ben gitmekten gelmekten, yemekten içmekten münez-
          zehim. Ben o size çok iğrenç görünen ihtiyar vardı ya, onun kalbindey-
          dim. Ona yedirsen bana yedirmiş olacaktın, ona içirmiş olsan bana içir-
          miş olacaktın”. Bu hadis-i kutside var, Cenabı Hak, “mümin kulumun
          yediği benimdir, mümin kulumun içtiği benimdir ”, buyuruyor.
                                                    3
            Bu da bizim tarikatımızca şudur ki; bakın bizim tarikatımız riyazet
          tarikatı değildir. Riyazet tarikatı haktır. Riyazet tarikatında ne var? Ne-
          fislerinin isteğini vermezler. Çok basit şeyler yerler, ölmeyecek kadar az

          yerler, haktır. Bu da nefis açlıkla ıslah oluyor, terbiye oluyor.

            Öyle bir şey ki; insanlarda nefis var, ruh var. Yaratılış itibariyle ne-


          fis köpek tabiiyetli, ruhsa koyun tabiiyetlidir. Şimdi köpek tavlanınca
          azgınlaşıyor, zayıf olunca sakinleşiyor. Koyun da tavlanınca ağırlaşıyor,
          zayıf olunca azgınlaşıyor, oraya buraya saldırıyor. Öyleyse burada in-
          sanlar yediğini hem nefsine yediriyor, hem ruhuna yediriyor.
            Gafil yerse nefsine yedirir, huzurla yerse ruhuna yedirir.

            Bizde riyazet huzurdur.
            “Yiyin, için israf etmeyin ”, yalnız lokmanız helal olsun ve gafi l ye-
                                  4
          meyin, bu şarttır. Çünkü bir nimetin nuru vardır, zulmeti vardır. Eğer

          gafil yerse o nimetin zulmünü gidermiş değildir ve bu da şudur: Cenabı
          Hak “beni yerken zikredin, beni içerken zikredin, beni alırken zikredin,
          verirken zikredin, yatarken zikredin, kalkarken zikredin ” buyuruyor.
                                                        5
          3  İbni Arabi S.55-56
          4  Araf 7:31
          5  Al-i İmran 3:191
   262   263   264   265   266   267   268   269   270   271   272