Page 271 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 271
268 Gülden Bülbüllere
Bilinen bir şey düşünülebilir, bilinmeyen bir şey düşünülebilir mi?
Bir de var ki; bilmiş ama göremiyor. O bildiğinden de misaller verir
ama bildiğini bildiremez.
Onun için burada Cenabı Hakk’ın zatından bahis yoktur, sıfatla-
rından vardır.
Bütün ilim, amel, hikmetler, kudretler, olaylar bütün Allah’ın görü-
nen hep sıfatlarının asarıdır ama bu sekiz sıfat da zatının asarıdır.
Zatı birdir. Öyleyse Cenabı Hakk’ın zatı birse bir insan da esma
nuruna geçerse, sıfat nuruna geçerse, zat nuruna geçerse ne olur? O
zaman Salih Baba’nın emri;
Aynı da değil gayri de değil ol buna agâh
O zaman, o zahirde bir cisim taşır. Peygamber Efendimiz zahirde
Allah mıydı? Değil hâşâ.
Ama Allah’tan gayrı mıydı? Değil hâşâ.
Delili de ne?
“Kâbe kavseyni ev ednâ ” İşte delili de budur. “Habibim sen bana
7
iki kaşın yaklaştığı kadar yaklaştın”.
Yani bir kaşın biri Allah, bir kaşın biri Resulullah oluyor.
Fakat sadece bu ifade ile bilinmez. Zatı, sıfatı anlamak için; bak
nasıl anlaşılır zat ile sıfat?
Kuvve-i kudsîden edip imdadı
Bize haber verdi zatı sıfatı
Ol zaman anladık sırr-ı Ahmed’i
“Küntü kenz” esrârın beyan eyledi
Bakın demek ki bu zat ile sıfatı insanlar kitap ve ilimle tarif edemez,
bilemezler. Ancak hepsi sıfattan bahsederler, zattan edemezler. Zatı, sı-
fatı o zaman birbirinden ayırırlar.
7 Necm 53:9

