Page 261 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 261

258                                          Gülden Bülbüllere

               Olar bu âlemi devran ederler
               Ararlar derde düşen nâ-tüvânı
            İşte bu kelamlarda neler var, ne gibi anlamlar var?
            Onların, velilerin ruhlarının kararı yoktur. Onlar cesetlerinde ha-
          yatta olduğu zaman cesetlerinde kapalı değiller. Onlar ispat-ı vücut ya-
          parlar. Yani burada oturduğu zaman onun ruhu gider yine bir cismiyle
          taa ırakta bir yerde, beş yerde, on yerde, elli yerde görünür, yüz yerde
          görünür. Bir bu var, bir de;
               Olârın ruhlarının yok karârı

            Öldükten sonra da bunlar kabirde kapalı değildir.
            Hatta Reşahat’ta yazılısı var. Aliyir Ramitini Hazretleri silsilede oku-
          nuyor ya “Ve ila ruhi valihi fi muhabbeti Mevlahül ganiyyül maruf bi

          Hazreti Azizan Havace Aliyyir Ramitini”. Bu mübarek zat zamanında
          sahra sohbetine çıkarmış. Cemaat çok içerlere sığmıyor, sıcak oluyor.
          Bir açık hava sohbetinde büyük cemaate sohbet yaparken herkes gör-
          müş yüksekten bir akbaba isminde bir kuş gelmiş. O kuş tam cemaatin
          üzerine gelince doksan derece inmiş aşağı. Azizan Hazretlerinin tepesi-
          ne konacak kadar alçalmış ona böyle fasih açık olarak;
            - Ya Ali merdan ol, demiş.
            Bunu kuş demiş. Azizan Hazretleri de mübarek cesedi çok bere-
          ketliymiş. Öyle büzülmüş ki yumruk kadar kalmış. Velilerin hepsinin
          cisimleri çok değişik olur.

            Yine Azizan Hazretlerinin müridinin bir tanesinde bir hâl tecelli et-
          miş. Böyle aşikâr uçuyor havada herkes görüyor. Şeyh efendi demiş ki;

            - Oğlum bu sırrı ifşa etme, onu gösterme, demiş.
            O yine yapıyor, bunun elinden almış daha uçamıyor. Gelmiş de-
          miş ki;

            - Benim uçmamı ver, demiş.
            - Vermem, sen taşıyamıyorsun, ifşa ettin, demiş.
   256   257   258   259   260   261   262   263   264   265   266