Page 256 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 256

Tasavvuf Sohbetleri 4                                   253

            Celal sıfatı terbiye edecek olursa o müridin çok belalı, çileli, meşak-
          katli günleri olur. Çok gönül meşakkatinden kurtulamaz.

            Cemal sıfatıyla terbiye ederse o hiçbir darlık, sıkıntı görmez. Ama
          nasıl ki bir anne baba için her çocuk okşamayla hepsi bir olmaz. Birçok
          çocuk var ki ne kadar sevilse o kadar şımarır, şımarık olur.
            Ona sevgini gizlesen, muhafaza etsen de, sevsen de gönlünden, ona
          sevdiğini bildirmesen, ona biraz sert davransan şımarık olmaz.
            Ama bazı çocuk da var ki sevilse de şımarmaz. Bu da kabiliyet, halki-
          yet hesabıdır. Onun Cenabı Hak kabiliyetini nasıl halk etmişse öyledir.
            İnsanlar da böyle; bazı insanlar var ki ona sen iyilik yaparsın, ok-
          şarsın, seversin, översin o ondan çok mahcubiyet duyar, bir nedamet
          duyar daha böyle şımarma değil de kendini daha o mahviyete, yokluğa
          düşürür.
            Bazı insanlar da var ki sen onu sevdikçe, okşadıkça o şişer, kabarır,
          böyle.
            Bu da işte Evliyaullah’ta iki sıfat vardır: cemal sıfatı, celal sıfatı. Mü-
          ridi hem celal sıfatı ile terbiye eder, hem cemal sıfatı ile terbiye eder.
          Terbiye eder ama ruhunu terbiye eder.
            Eğer müride celal sıfatını göstermiş olsa ödü patlar, ölür. Cemal
          sıfatını göstermiş olsa mürit iradesini kaybeder, bayılır bir vecd âlemine
          girer daha da ayılamaz.

            Bunlar olmuştur ki Reşahat’ta yazılı olan bir yerde vardır. Azizan
          hazretleri hatmi hacede Aliyir Ramitini okuyoruz, “Ve ila ruhul valihi
          fi  muhabbeti mevlahül ganiyyül maruf bi hazreti Azizan Havace Aliyir
          Ramitini” işte bu zatı mübarek fakirmiş, ama çok fakirmiş. İcap edi-

          yormuş ki gelen misafirine bir tas çorba koyamıyormuş. Bir gün iki
          tane böyle çok şahsiyetli, müridi veya müritlerinden hatırlı kimseler


          misafir olarak gelmiş. Azizan hazretleri bu misafirlerine böyle çok ilgi
          göstermiş, hürmet etmiş almış içeri. On sekiz yaşında bir genç, Deli
          Yusuf, sokaklarda hopluyor, geziyor. Böyle ameli bir şeyi de yok. Bu
          genç bakmış ki Azizan şeyh efendi bunlara çok iltifat ediyor. Aldı içeri
          girdi. Bu hemen gidiyor annesine. Diyor ki;
   251   252   253   254   255   256   257   258   259   260   261