Page 251 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 251
248 Gülden Bülbüllere
Bu berzah âlemin geçmek dilersen (karanlık âlemden çıkmak dilersen)
Bekâ gülşanına göçmek dilersen
Evliyaullah’ın iki nuru vardır, iki ciheti vardır.
Birisi rabıta nuru ki zahir görünüşü.
Bir de velayet nuru vardır ki o zahir görünmüş olduğu cesedinin
içerisinde onda bir ceset daha vardır. O cesettir ruhun kıblesi. Yoksa
Evliyaullahın cesedine yönelinmez. Ama ruhun kıblesi işte o cisimdir.
O cisim nasıl bir cisimdir?
O cisim şudur ki: Cenabı Hak bak buyuruyor ki (hadis-i kutsi)
“biz velilerimizi yeşil kubbemizin altında gizledik. Onları bizden başka
16
kimse bilmez ”, Demek ki velileri biz bilemeyiz. Ancak biz zahirini
görüyoruz. Allah’a şükür bir inancımız var ki o mübarek cismi tecelli
turu’dur.
Niçin?
İşte kutsi hadis: “ben yerlere, göklere sığmam mümin kulumun kal-
bine sığarım”. Fakat aslında Cenabı Hak “veli kulumun kalbine sığa-
rım” buyuruyor.
Mümin kulu Allah’ı zikrederse, onda esma nuru vardır. Allah’ın
zat nuruna ulaşmak için esma nurundan geçmek var, sıfat nurundan
geçmek var, zat nuruna ulaşıp geçmek var. Bu da ancak veliler esma
nurundan geçmiş, sıfat nurundan geçmiş, zat nuruna ulaşmıştır. Fakat
bir de velayet nuru vardır ki onun görünmeyen bir tarafı var. Şu kelam
da onu ifade eder:
Çâr-anâsır perdesini zâtına kılmış nikâb
Çar anasır: dört anasır. Bu dört anasır ne?
Su, Ateş, Hava, Topraktır.
Ceset bunlardan halk edilmiş, ceset bunlarla yaşıyor.
16 Eşrefoğlu Rumi Müzekkin Nufüs S.309

