Page 246 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 246
Tasavvuf Sohbetleri 4 243
Fitnenin anlamı: Mehmet beyle Kasım bey dostlar, çok seviyorlar
birbirini. Bir tanesi gelip birbirinin aralarını açmak için onun söyleme-
diği sözü ona söylemek, ötekinin söylemediği sözü ötekine söylemekle,
orada bir fitnelik yapıp onları birbirinden koparması, ayırması değil
mi? Fitnenin manası budur, anlamı budur.
Demek ki “ve emvaliküm ve evladiküm fitnetün” buyuruyor ki yani
evlat, mal, bunların sevgisi ne yapar? Allah’tan bizi ayırır, Allah ile bi-
zim aramıza girer.
Ama bunları, hepsini ne atar insanların gönlünden?
Allah sevgisi.
İnsanların kalbinde Allah sevgisi olursa hepsini atar dışarı, hiçbir şey
bırakmaz orada.
Ama tabii Allah sevgisi denilince bak rabıtamızda başparmak kalın-
lığında feyzi ilahi kalbimize geliyor.
Bu ne feyzi?
Allah sevgisi.
Nereden geliyor?
Meşayihin iki kaşının arasından.
Onda bir galat olamaz, sakın bunda bir şüpheye de düşmeyin. Hem
Cenabı Hakk’ın emri şudur ki: “kulum beni sev, sevdiklerimi sev, kulla-
rıma sevdir”. Bakın işte bu emir rabıtayadır. Bu rabıtaya işarettir.
İşte demek ki Allah’ın sevdiklerini sevecek olursak Evliyaullah’ı sev-
memizle o aramızda Allah sevgisine bir vasıta oluyor.
Rabıtayı da iki kaşının arasına niye yaptırıyorlar?
Oradan feyzi ilahi, Allah sevgisi başparmak kalınlığında çeşmeden
su akar gibi kalbimizin üzerine akıyor, kalbimizi yıkayıp, temizliyor.
O neyi temizler? Hani bu kirlenmiş bir çaput değil ki temizlensin.
O nur halinde gelen Allah feyzi, Allah sevgisi gelince ne oluyor?
Gönlünde daha başka bir sevgi kalmıyor, hepsini çıkarıyor.

