Page 244 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 244
Tasavvuf Sohbetleri 4 241
Ne zaman ki bir insan “La Mevcude İllallah” makamına dâhil olursa
o zaman bilir ama bildiremez. Aslında La Mevcude İllallah bir zikirdir.
Lâ Mabude İllallah,
Lâ Maksude illallah,
Lâ Mevcude İllallah.
Mabudum Allah, Maksudum Allah, Mevcudat Allah (Allah’tan baş-
ka mevcut yok).
Mevcudat Allah; ama mevcudat ayna olur. Mevcudat cisim yok
ayna olur, ayna kimi gösterir?
Ayna cismini göstermez, ayna bir hakikati gösterir.
Hakikat ne?
Karşısına, aynaya düşen kim ise onu gösterir.
Evet, bu da öyledir.
İşte insanlar Allah’ın esma nuruna ulaşırlar ki, o isimlerden tecelli
eder, isimlerden görünür.
Allah’ın sıfat nuruna ulaşırlar, sıfatlardan tecelli eder.
Fakat bir de Allah’ın zat nuru var ki isimsiz, cisimsiz tecelli eder.
Mesela şimdi bu kara topraklarında bütün insan olsun, hayvan olsun
(affedersiniz), bitkiler olsun; cisim gösteren mesnuatı ta ki:, mahlûkat,
cemâdat, nebâtat bunların hepsi bir cisim isim taşıyor. Bunları hepsi
okyanusa dökülse okyanus bunları yutacak.
Hatta bir takvimin dalında yazılmıştı ki: Dünyada en yüksek tepe
Everest tepesi varmış. O tepeyi okyanusa bıraktığın zaman okyanus onu
yutar, bilmem ne kadar da aşağıda, derinde kalırmış. Onun ne kadar
yukarısına su çıkarmış. Evet, o zaman bu bütün kara topraklarda olan
hepsi okyanusa dökülse hepsini okyanus yutar. O zaman ne görünür?
Sudan başka bir şey görünmez.
İşte Allah’ın rahmeti de tecelli ederse bunların hepsi ne olur?
Hepsi yok olur, hepsinden tecelli eder. Bütün eşyada görünen onun
nuru olur, zatının nuru olur. İşte onun için burada;

