Page 240 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 240

Tasavvuf Sohbetleri 4                                   237

            Hâlbuki burada aşk var, âşık var, maşuk var. Aşk bir kelime, maşuk
          bir kelime, âşık bir kelime değil mi bunlar? Burada;
            Maşuk sevilen,

            Aşık da seven,
            Aşk da ikisinin arasında olan sevgi.
            Aşk da onun, âşık da O, maşuk da O, hepi O.
               Ahir andan ana varır cümle yol
            Bu da Allah’ın “Kalû inna lillahi ve inna ileyhi râciûn, Allah’tan
                              6
          geldik, Allah’a döneceğiz ”, buyuruyor.
            Ama Allah’tan insanlar bir vasıtayla gelmişler yine bir vasıtayla gi-
          derler. O vasıtayı bulmak lazım. O vasıtayı bulmazlarsa gidemezler. Bü-
          tün bu insanlar cismen Allah’tan gelmiştir ve hepsine de Cenabı Hak

          bir ruh üflemiştir, o cesede indirmiştir, kondurmuştur.
            Fakat bütün cismen gelmek var, cismen gitmek var; ruhen gelmek
          var, gitmek var. Cismen bütün insanlar zengini fakiri, ağası kölesi, âlimi
          cahili, sakatı sağlamı, inanan inanmayan, genci kocası; ölen hep cismen
          gidiyorlar.
            Bunlar nereye gidiyorlar, Allah’a mı gidiyorlar?
            Toprağa gidiyorlar. Bu ceset göğe çıkıyor mu? Ölen cesetler nereye
          koyuluyor? Toprağa koyuluyor.
            Bu mudur Allah’a gitmek?
            Hayır.
            Ceset midir Allah’tan gelen?
            Cenabı Hak “Biz Âdem’i topraktan halk ettik, kendi ruhumuzdan
          ruh üfl edik ” buyuruyor, değil mi?
                   7
            Allah’tan gelen ne?
            Allah’tan Ruh gelmiştir. Onun için de şöyle buyuruyor;


          6  Bakara 2:156
          7  Sad 38:72
   235   236   237   238   239   240   241   242   243   244   245