Page 237 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 237

234                                          Gülden Bülbüllere

               Nûr-ı cemâlinde seyr et Mevlâ’yı
               Bir rûh-ı musaff â mir’âtımız var
            Mirat burada aynadır. Musaffa silinmiş, parlatılmış bir ayna.

            Bir ayna var ki kirlenmiş, tozlanmış, paslanmış, o göstermez. O an-
          cak kendi cismini gösterir.
            Ama silinmiş bir ayna kendi cismini göstermez, karşısına geçen ci-
          simleri gösterir.

            Onun için işte burada tarikatı anlamış, yaşayanın; şeriatı ve tarikatı
          olanın iki kıblesi vardır. Birisi Beytullah, cesedinin kıblesi. Her iba-
          dette oraya yönelecek. Fakat bir de ruhunun kıblesi vardır ki Allah’ın
          zatıdır.
            Fakat Allah’ın zatına bak Allah’ın sıfatları var, esmaları var.
            Esma; bin bir ismi var, bin bir isminin nuru var.
            Sekiz sıfatı var, sekiz sıfatının nuru var.
            Ama Zatı birdir.
            Zaten sıfatları zatının âsârıdır,
            Bu halkiyet de sıfatlarının âsârıdır.
            Evet, ama Cenabı Hak mekândan münezzehtir. Kutsi hadisinde:
                                                                    4
          “Ben yerlere, göklere sığmam ama mümin kulumun kalbine sığarım ”
          buyuruyor. Değil mi? “La yesevni arzı vela semai ve lakin yesevni kalbe
          abdiyel müminin”.
            Ama mümin kulunun kalbi Allah’ı zikreder, zikreder ve bu esma
          nuruna ulaşır. Esmâ nûruna ulaşmak için Allah’ın bin bir isminin her-
          hangi bir ismiyle zikir yapacak. İnsan zikirsiz esma nuruna ulaşmaz,
          ulaşamaz.
            Onun için bu tarikatlar ayrılmışlardır ki burada hepsinin Allah’ı
          zikirleri değişir. Birbirine uymaz, tutmaz. Ama bütün esmalar topla-
          nıyor, yani Allah’ın hep o bin isimlerinin nurundan insan geçiyor en

          4  Alusi Ruh’ul Me’ani XX..101
   232   233   234   235   236   237   238   239   240   241   242