Page 241 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 241
238 Gülden Bülbüllere
Gökte uçar iken indirdin meni
Vâdî-i vîrâna kondurdun meni
Vahşî hayvânlara döndürdün meni
Eyledin dilimi lâl kara bahtım
Gökte ne uçuyormuş? Gökte ceset uçuyor muydu?
Allah cesedi bir damla kirli sudan halk ediyor.
Gökte mi uçuyor bu ceset? Neymiş gökte uçan?
Ruh.
Çünkü Cenabı Hak ilmi ezelide ruhları halk etmiş. Bu ruhlar arş-ı
alada, çok âlemlerde pervaz etmişler, gezmişler, dolanmışlar, kalmışlar.
En son bu dünyaya inmişler. Dünyaya cisimle inmişler.
Allah cesedi halk etmiş, ruhu da cesede indirmiş. Fakat bu ceset
toprağa gidiyor. Toprağa gidenler hep Allah’a gitmezler. Ruhlar Allah’a
gider ama şöyle gider: Allah’ın rahmetini kazanır gider, arş-ı alaya çıkar.
Allah’ın gazabını kazanıp giderse yerlerin, zeminlerin altına iner.
8
Cenabı Hak: “İnsanlar ulvi, insanlar süfl i ”, buyuruyor. Yükselen
insan ulvi oluyor. Öyle yükseliyor ki insanlar meleklerin üstüne çıkı-
yor. İnsanlar süfli, o kadar aşağıya düşüyor o kadar aşağıya düşüyor ki
hayvanlardan aşağıya düşüyor. Niye böyle? Cenabı Hak: “Biz insanları
halk ettik, insi cinni halk ettik bizi mabut bilsinler ”. İnsandan, cinden
9
başka bir varlığa böyle bir emir yok. “Biz bir gizli hazineydik, aşikâr
10
olmak için insanları halk ettik ” buyrulması ise tarikattır işte. Şeriat
bildiriyor, tarikat da bulduruyor.
Demek ki o gizli hazine aşikâr olacaktır, olmaz değil, olacaktır. Ama
aşikâr nasıl olur?
İnsanlara şeriat, tarikat, hakikat, marifet var.
8 Tin 95:4-5
9 Zariyat 51:56
10 Fususül Hikem Trc. C.1 S.43

