Page 242 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 242
Tasavvuf Sohbetleri 4 239
Hakikate ulaşamayan o gizli hazineyi bulmuş değildir. O gizli ha-
zine aşikâr olmaz. O da işte, “Küllü şeyin hâlikun illa veçheh”, emri
fermanı bu enfasta da tecelli ediyor. Enfasta tecelli etmese Cenabı Hak
11
“mûtû kable entemûtû ” buyurmazdı.
Bu nedir? Cenabı Hakk’ın bize “ölmeden evvel ölün” diye bir emri
var. Bu ölmeden evvel ölmek, insanın varlığından kurtulmasıdır. Var-
lığından kurtulunca, kendi varlığı, eşyanın varlığı yok olunca neyi
görecek? İnsan bir varlık sahibi. Kendi varlığıdır eşyayı gören, kendi
varlığı yok olunca neyi görecek? Eşya da yok olur. O zaman demek ki
“mûtû kable entemûtû” ölmeden evvel ölmek oymuş ki insan varlığın-
dan kurtulsun. Varlığından kurtulunca o artık ebedi hakiki bir varlığa
ulaşıyor.
Hakiki varlık kimdir?
Allah’tır.
12
Bak Cenabı Hak “hüvel evvelû velâhiru vezzahiru velbâdın ” bu-
yuruyor.
Evet, inandık ki;
Evvel de O,
Ahir de O,
Ezelidir, ebedidir ki onun evveli yine bilinmiyor. Cenabı Hakk’ın
varlığı ne zamandan bilinmiyor. Ancak zatı bilir, insanlara bildirmemiş.
Allah’ın zatına mahsus olan bir ilim vardır ki onu hiç kimseye ne insa-
na, ne cinne, ne meleğe bildirmemiş.
Aslında bakın bütün mükevvenatın ilmi toplanıyor; insin, cinin,
meleğin ilmi Peygamber Efendimizin ilminin yanında sıfır kalıyor. Bir
derya ile bir katre gibi. Ama Peygamber Efendimizin bu kadar büyük
bir ilmi Cenabı Hakk’ın ilminin yanında o da küçük kalıyor. Çünkü
onun zatına mahsus bir ilmi var. İlmi ezeli deniliyor.
11 Ömer Dağıstani Fetvalar S.149
12 Hadid 57:3

