Page 287 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 287
284 Gülden Bülbüllere
görüyormuş ve kayıksız da karşıya geçemiyorlarmış. Suyun bu tarafın-
da Abdurrahman Cami Hazretlerinin bölgesi, diğer tarafı da Hace-i
Ahrar Hazretlerinin bölgesiymiş. Abdurrahman Cami Hazretlerinin
bölgesinden, diğer tarafa Hace-i Ahrar Hazretlerinden ders almaya gi-
diyorlarmış.
- Nereden geldin?
- Karşıdan.
- Karşıda Abdurrahman Cami duruyor da sen buraya niye geldin?
Diye sorarmış. Derlermiş ki;
- Efendim biz gidiyoruz, ders vermiyor. Kendisinden ayık değil hiç
kimseye ders vermiyor. Onlara Demiş ki;
- Şöhret kapısını kapatmış, varlık kapısını açmış.
Bir kelamında diyor ki:
- Eğer bizim muradımız mürit toplamak olsaydı dünyada hiçbir
meşayihe mürit bırakmazdık, kaptırmazdık; hepsini toplardık.
Abdurrahman Cami Hazretleri ki o kadar ilmiyle beraber ders ver-
mezmiş. Peki Niye? İradesinde değil, insanlarla irtibat sağlayamıyor.
Hep Hak ile irtibatlı.
Ama meşayih kâmil-mükemmil olursa; onun Hak ile de irtibatı var
halk ile de irtibatı var. Halktan da irtibatı kesilmez, Hak’tan da irtibatı
kesilmez.
İşte böyle Hak ile irtibat edenlerin çokları ne yapmışlar? Halka dö-
nememişler. Onlar tebliğ yapamamışlar, görev yapamamışlar, hizmet
yapamamışlar.
Abdurrahman Cami Hazretlerinin zamanında zahir ulema tarikata
çok karşıymışlar ve zahir ulemanın batın ulemayla bir çatışması oluyor-
muş. Zahir ulema batın ulemaya hiç yer vermiyor, hep biziz diyorlar.
1
“el ulama varis-i enbiya ” fermanına onlar sahip oluyorlar, velilere sahip
1 Camiu’s Sağir 1/384

