Page 283 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 283
280 Gülden Bülbüllere
çok ilerlemiştir. O tarikatı olanın zülcenaheyn çift kanatlı, öbürü tek
kanatlıdır.
Bakın İmam-ı Azamın talebeleri var. İçtihatta İmamı Ebu Yusuf,
İmamı Muhammet’i almış. Fakat sair bütün talebelerinin içinde İmam-ı
Ebu Yusuf’u çok severmiş. Hapisteyken ölümü öncesinde İmam Ebu
Yusuf mahremiymiş ona hep kerametini göstermiş. Demiş ki;
- Ya Yusuf ben öleceğim fakat benim ölmem bir şey değil, ölüm
haktır. Fakat bu rafızîler benim hakkımda kötü düşünüyorlar, bana iha-
net etmek istiyorlar. Bu ihanet bana değil İslam’a. Ben öldükten sonra
kabre konulduktan, sonra kimse görmeden git akşamdan beni kabirden
çıkar, evine getir.
Böyle söylemiş mübarek. Ölmüş kabre koymuşlar. İmam-ı Ebu Yu-
suf gitmiş, kabirden çıkarmış tabuta koymuş evine getirmiş. O çıktıktan
sonra rafıziler bir siyah köpeği öldürmüş, götürmüş kabre koymuşlar,
sabahtan da iddia etmişler. Güya onların bilginlerinin keşifl eri açılmış;
- İşte sizin imamınız (hâşâ hâşâ) öldükten sonra köpek şekline
girdi.
Diye iddiada bulunmuşlar. İddia ile kabri açmışlar ki orada hakika-
ten siyah köpek var. Bütün Müslümanlar böyle duyunca çok yasa bat-
mışlar. Bu nasıl olur, niye böyle oldu? diye üzülmüşler. Harun Reşit de
üç gün içerde ağlamış ve hiç kimseyi kabul etmemiş. Ebu Yusuf bunu
duyunca gitmiş demiş ki
- Ben halife ile görüşeceğim. Demişler ki;
- Halife kimseyi kabul etmiyor.
Zaten İmam-ı Azamı kadı tayin etti, o da kadılığı almadı onun için
hapsetmişti ve mübarek hapishanede öldü. Sonra Ebu Yusuf’a verdi
kadılığı.
- Deyin ki Ebu Yusuf seninle görüşmek istiyor. Demiş ki;
- Gelsin. Onu almış.
- Ya halife niçin ağlıyorsun?, demiş .

