Page 284 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 284
Tasavvuf Sohbetleri 4 281
- Niye ağlamayım, nedir bu felaket başımıza geldi.
- Korkma bu rafızîlerin bir oyunudur. İmam-ı Azam, hocam benim
evimde. Bana emir verdi, kimse görmeden çıkarttım tabutuyla evimde
duruyor.
- Öyle mi? Öyle demiş.
Ondan sonra sevinmiş. o üzüntüsü gitmiş. Bir emir vermiş silahlı
muazzam bir ordu hazırlatmış. Bütün bu Rafızîleri, Bağdat’ta etrafta
olanları bir sahraya toparlamış, İmam-ı Azamı getirmiş tabutuyla bir
sehpanın üzerine koymuş. Bunları hep ikişer ikişer oradan geçirmiş.
- Görün bu İmam-ı Azam mı? Görün, görün.
Hepsi görmüşler.
- Hani İmam-ı Azam köpek şekline girmişti, siz bu iftirayı niye
yaptınız?
Askere emir vermiş ve kılıcı onlara sıyırmış.
Evet, İmam-ı Azam Ebu Yusuf’u çok seviyormuş. Sen bunu çok
seviyorsun diye öbür talebeler de hasetleniyorlar, kıskanıyorlarmış.
Bir gün İmam-ı Azam bunu neden çok sevdiğini onlara bildirmek
için talebelerden evvel gelmiş mektebe. Orada her talebenin oturma
şiltesi varmış. O her talebenin şiltesinin altına bir dosya dalı, kağıdı ko-
yuyor. Ondan sonra çıkıyor mübarek, talebeler geliyorlar. Gelen oturu-
yor yerine bir şey yok. İmam-ı Ebu Yusuf oturunca mübarek bir tavana
bakıyor, bir tabana bakıyor. Birkaç defa böyle yapınca;
-Niye öyle yapıyorsun? diye öbür talebeler soruyorlar. Diyor ki;
-Ya tavan alçalmış, ya da bu taban yükselmiş.
Gülüyorlar, alaya alıyorlar. O arada İmam-ı Azam geliyor.
- Ya hocam senin çok sevdiğin Yusuf’a bak.
- Ne olmuş ki, diyor. Diyorlar ki;
- Tavana bakıyor, tabana bakıyor. Sorduk niye böyle yapıyorsun.
Diyor ki; ya tavan alçalmış ya taban yükselmiş.

