Page 281 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 281

278                                          Gülden Bülbüllere

             Denilse bu bir kolaylık değil mi, bu hadis-i şerif değil mi? “uzaklaş-
                                                    11
          tırmayın yaklaştırın, çetinleştirmeyin kolaylaştırın ”, diye emir var.
            Çünkü bir adam gelmiş kırk yaşına veya elli yaşına namaz kılmamış.
          Kaza namazını kıl da gel, deyince kaçacak gelmeyecek. Ama kılma da
          denilmiyor, kıl da denilmiyor.
            Yani burada iki şey var efendim mesela zahir var batın var. Zahir;
          ulemanınki batın da meşayihinki. Yani bugün bir batın memuru veli-
          lerdir, zahir memurları da ulemadır.

            Şimdi bir hoca vaizinde diyor ki kazası olan nafile namaz kılamaz.
          Bir insan hocanın vaizini dinlemiş. Bu taraftan da diyor ki senin kaza
          namazını kılma, artık kılma denilmiyor da. Kitapta yazılı emir ne?
          Salât-ı evvabin namazı, teheccüd namazını kılacaksın, deniliyor. Şimdi
          bizde bu var, kitapta da yazılıdır. Kaza namazını kılın demiyoruz, kıl-
          mayın da demiyoruz. Burada muhayyer bırakılmıştır.
            Burada ihvan şimdi teheccüd namazı var, bir de evvabin namazı var,
          bunları kılacak ve kitapta yazılı değil mi? Şimdi hocanın vaizini dinle-
          miş. Diyor ki; kazası olan nafile namaz kılamaz. Hocanın sözü onun

          için geçerli ise kılsın kılma demiyoruz değil mi? Yok bu taraftan bizim
          büyüklerimizin sözü geçerli ise orada zaten kaza namazını yazmamışlar,
          yazılmamış o zaman daha niye kılıyor. Evet, işte bu kelamda;
               Seni hayvân iken insân eder şeyh
            Bu hayvan kim efendiler?
            Bu hayvan işte elli yaşına, altmış yaşına kadar gelmiş namaz kıl-
          mamış. Bu hayvandır hayvan sıfatındadır. İnanaraktan tarikata gelip
          giriyorsa işte o hayvanlıktan kurtuluyor. O, bir boy abdesti almakla, bir
          meşayihe inanmakla onun üzerine ikrar vermekle ahd-i misak tazeleni-
          yor. Onda daha hiçbir şey kalmıyor, hep dökülüp gidiyor. Buna inanı-
          yorsa güzel, buna inanmıyorsa gitsin kaza da kılsın başka ne yapıyorsa
          yapsın. Yapma denilen bir şey yoktur. İşte bu budur.

          11  Sahih-i Buhari İlim 12
   276   277   278   279   280   281   282   283   284   285   286