Page 280 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 280
Tasavvuf Sohbetleri 4 277
leri tarikatı, rabıtayı inkâr ediyor rabıtaya karşı çıkıyormuş. Ama şimdi
kabullenmiş. O kendisi bundan kaç sene evvel sohbetimize Bursa’da
geldi. Hikmet-i ilahi ben de o zaman ilk olarak onu tanıdım, evvelden
duymuştum, tanımamıştım. O geldi sohbette takdim ettiler, söyledi-
ler görüşmemiştik hep Evliyaullah’ın kerametinden sohbet zuhur etti.
Dinledi hiç ses yok, ondan sonra yumuşamış. O rabıtayı daha inkar
etmiyor. Ondan sonra her gidişimizde geliyor. Hatta evine de davet
ediyor, zamanımız olmuyor ki gidemiyoruz. Bu son bir daha Bursa’ya
gittik onu da dinledi, çok memnun oldu. Dedi;
- İhyâ-ı ıbâd ettin bizi, bir şüphem var danışacağım, bir iki dakika
gelseniz gizli konuşacağım.
Peki, olur dedik çıktık. Ayak üzeri bir odaya girdik şunu sordu
bana:
- Bu sizin ihvanlarda, tarikata girenlerde, daha kaza namazı ödeni-
yormuş bu doğru mu? Kaza namazı kılınmıyormuş, doğru mu?
Dedim yalan değil, yanlış. Kılınmıyor diye bir şey yoktur. Bizim ta-
rikatımızda bizim büyüklerimiz kaza namazı kılmaya şart koşmuyorlar.
Kılana da yok kılma demiyorlar. Dedi ki;
- O nasıl olur, dedi.
10
Boy abdesti (tövbe güslü) alınca, “innemel amâlu binniyât ”, ni-
yeti sağlam olursa kaza namazı da ödenir. O tabii ayet okudu. Hocam
dedim; kılma diye bir emir yoktur bu yanlış ama kılın diye bir emir de
yoktur.
Bir insanın bir insana borcu yığılmış, stok olmuş ödeyemiyor. Ver-
giler var yığılıyor, ödeyemiyor icraya kaldırıyorlar değil mi? Veya bir
kimseye şahsa borcu olsa yani diyelim ki bir evde oturuyor kira verecek
vermemiş de yığılmış.
- Hadi ben yığıntılardan vazgeçtim bundan sonrasını öde.
10 Hikmet Goncaları Trc. (500 Hadis Şerif) 101

