Page 286 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 286

Tasavvuf Sohbetleri 4                                   283

            “Gelen Gün Geçen Günün Devamıdır”



                                                  18.07.1997, Erzincan


               Bir Leyla’nın Mecnunuyum canan ilinin canıdır
            Bütün canlar canan ilinden gelmiş, ama bu geliş değildir. Gelip,
          gidip, bir daha geliyor. Yani dünyaya geldikten sonra bir daha gidiyor,
          bir daha geliyor.
            Bu da iradesinden geçiyor iradesine geliyor. Cüzi iradeden külli ira-
          deye geçiyor. Ama kendini adam etmiş ki, kurban etmiş ki, külli irade-
          ye geçiyor, sonra tekrar cüzi iradeye dönüyor.
            Niye böyle külli iradeye geçmiş, niye cüzi iradeye dönmüş?
            Bu kutsal emri İlahi insanlara hizmet görmek için Allah’ın emridir.
          İnsan hakikatını vermek için külli iradeye geçiyor, tekrar cüzi iradeye
          dönüyor. Tarikatta çok hizmetle vecd âleminden geçememişler, irade-
          lerine dönememişler. Dönmeyince orada kalmışlar. Ama dönenler hiz-
          met görmüştür.
            Şimdi orada kâmil var, mükemmil var. Kamil yetişendir. Yetişen de-
          mek ulaşan, ulaşan demek kavuşan.
            Neye? Allah’a; Allah’a ulaşan, Allah’a yaklaşan, Allah’a kavuşan.
            Ama mükemmil; o da yetişen ama kıymet verendir. Alacağını almış,
          göreceğini görmüş bütün hizmetini marifetini almış geri dönüyor.

            Geri nereye? İradesine dönüyor.
            O zaman ne oluyor? Bir tarafı külli irade, bir tarafı cüzi irade. İşte o
          insan Allah’tan alır kula verir, kulu alır Allah’a götürür. Oradan döne-
          meyenler, gelemeyenler, bu görevi, hizmeti yapamamışlar.
            Abdurrahman Cami Hazretleri ki onun kadar büyük bir âlim gel-
          memiş. Hatta beş yüz sene içerisinde, beş asır boyunca yeryüzüne böy-
          le tek bir alim gelmemiş. Hace-i Ahrar Hazretleri zamanında beraber
          yaşamışlar, maceraları var. Şimdi bir su, dere akarmış. O dere muhiti
   281   282   283   284   285   286   287   288   289   290   291