Page 91 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 91

88                                           Gülden Bülbüllere

               Hazret-i Pîrim delîlimdir Halîlimdir benim
               Dil sarâyı ravza-i beyt-i celîlimdir benim
               Ana teslîm ettiğim nefs-i zelîlimdir benim
               İnkıyâd ettim bıçağa uymuşam İsmâîl’e

            Bu kelamların şimdi anlaşılanları var, anlaşılmayanları var.
            Malum “Hazret-i şeyhim, halilimdir, delilimdir benim” yani İsmail
          (as) nasıl babasının bıçağına boynunu verdi, teslim oldu, sen de meşa-
          yıhına öyle teslim ol. Bu anlaşıldı.
            “Ana teslim ettiğim nefs-i zelilimdir benim”. Bu da anlaşıldı.

            “Inkiyad ettim bıçağa uymuşum İsmail’e”. Bu da anlaşıldı.
            “Dil sarayı ravza-i beyt-i celilimdir benim”.
            Bu ne?
            Evliyaullahın kalbine bir insan girerse, ravza-i mutahharadan içeri
          giriyor.
            Evliyaullahın cismi ravza-i mutahhara imiş.
            Evliyaullahın kalbi de Allah’ın beyti, evi beyt-i celil.
            İşte kutsi hadisinde “Ben hiçbir mekana sığmam, mü’min kulumun
          kalbine sığarım” buyurması budur.
            Her kim ki Evliyaullahın gönlüne girdiyse, maksuduna ulaştı, mak-
          sudunu buldu, aradığını buldu.
            O aranan var ya, afakta bulunmaz, gönüllerde bulunacak. Gönüle
          girmek lazım.
            Onun için Yunus Emre buyurmuş ki:
                Yunus eydür ey hoca
                İstersen var bin hacca

                Hepisinden eyice
                Bir gönüle girmektir.
   86   87   88   89   90   91   92   93   94   95   96