Page 86 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 86
Tasavvuf Sohbetleri 4 83
Onun için, kalbî cihat var, nefsî cihat da var. Hatta bu cihat-ı ekber-
dir. İşte kabız halinde, böyle istemeyerek sizin kalbinize gelen muhalif
şeyleri, ne yapmanız lazım? Onu atacaksınız.
Atarsanız kalbiniz kirlenmez, o cari bir nehirdir. Eğer atmazsanız,
kirlenir, yosunlanır, orada ne olur? Mülevves eder onu. İşte kabız hali
böyle, zaman zaman geldikçe, insan onu attıkça azaltıyor.
Bir de basıt hali var ki zaten onun gönlüne geldiği zaman, Allah,
Resulullah, meşayihten başka bir şey gelmiyor. Başka bir şey yok onun
gönlünde, gelmez, gelmiyor zaten. Öyle ferah, öyle geniş, hiçbir şeyi
dert etmiyor. Ne açlığı düşünüyor, ne çıplaklığı, ne hastalığı hiçbir şeyi
düşünmüyor. Hep insanları çok seviyor, insanların sözü ona dokun-
maz, insanların hareketi onun zoruna gitmez. Basıt hali böyledir.
Bunda ne yapacak? Neyle elde etmiş bu hali? Ya Allah var onun gön-
lünde, ya Resulullah. İnsanların meşayihi gönlüne geldiği zaman, hiç
şüphe yoktur Resulullah, Allah’la beraberdir. Çünkü onu Resulullah
için, Allah için sevmiştir.
O zaman demek ki basıt hali olduğu zaman, onun kalbi, geniş, fe-
rah, rahattır. Fakat onu muhafaza edecek. O anda bakar ki bir hatarat
geldi gelecek, ona fırsat vermesin. Yine onunla meşgul olsun. Bu rabı-
tadır. Bu da bizde en ziyade rabıtayı hayal var.
Şimdi bu ameli burada biz işliyoruz. Sohbetimiz var, teveccühümüz
olacak, işleyeceğiz.
Bunu sair zamanlarda buradan geçtiğiniz zaman, en sıkıntılı halle-
rinizde, en dar bunaltılı hallerinizde, bu ameli hayal edin, canlandırın,
muhakkak genişleyeceksiniz. Muhakkak o kabız halini böyle atacaksı-
nız. Kabız halini atarsınız. Ama bu hal geldiği zaman, mümkün olduğu
kadar, yürürken, gezerken, alırken, verirken, yerken, içerken, hayaliniz-
de tutun bunu, mümkün olduğu kadar. Bu ne? Bak burada kabız halini
azaltıyorsun, basıt halini çoğaltıyorsun.
Bu ikisi birbirinin zıttı, kabız hali gelince, basıt hali gidiyor, basıt
hali gelince kabız hali gidiyor. Karanlıkla ışığın, geceyle gündüzün bir-

