Page 81 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 81
78 Gülden Bülbüllere
fakülte bitiren insanlar yapamıyor, işleyemiyor, akıl erdiremiyor ona
değil mi? Bak işte bunlar:
Bilinmez alemin sırrı nihandır
Dört şahın hükmüyle döner cihandır
Bu cihan ne? Bu dört şah ne?
Cihan senin cesedin.
Senin cesedinin eğer anasır-ı zıttıyetini değiştiysen, sen ne oldun?
Eğer sen varlığından kurtuldun, hakikat varlığına ulaştınsa ne oldun?
Sen işte büyük bir cihan oldun. Küçük bir cisimken, büyük bir ci-
sim oldun.
Bilinmez alemin sırrı nihandır
Dört şahın hükmüyle döner cihandır
Dört şahtan mana: Edille-i şer’iyye.
Cihandan mana: İnsanın hem dünya alemi, hem de insanın cese-
didir.
Nasıl ki fertler kendisini düzeltiyor. Fertler kendisini neyle düzelti-
yor? Şeriat, edille-i şer’iyye: Kitap, Sünnet, İcma, Kıyas.
Bunlar ile herkes kendisini düzelttiği zaman bak, alem-i mülk (mülk
alemi), düzeliyor. İnsanlar, cemiyetler düzeliyor, toplumlar düzeliyor.
Bir de eğer insan kendini düzeltirse, cesedini ne yapıyor?
Cesedini tebdil ediyor.
Ney bu? Hayvani sıfattan beşeri sıfata geçiyor.
Bir de: şeriat, tarikat, hakikat, marifet.
Bir de: muhabbet, ihlas adap, teslimiyet.
Bu dört şarttan murad bunlardır. Fakat şeriat, zahirde, cisimde.
Cisminizle şeriatta, işte o zaman demek ki bizim cismimiz ile kitap,
sünnet, icma, kıyas; eğer bu oluyorsa; farz vacip, sünnet, müstahap olu-
yorsa ceset değişiyor; hayvani sıfattan beşeri sıfata geçiyor.

