Page 79 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 79

76                                           Gülden Bülbüllere

            Sohbetimiz nerden başladı?
            Talibe terakki olması, talebine ulaşması için üç şart koşulmuş:
            Daima vudu, abdestli olması
            Lokmada ihtiyat
            Hıfz-ı nispet
            İşte bu hıfz-ı nispetini de muhafaza edecek. Nelerden muhafaza
          edecek? Ona verilen bir muhabbet vardır onun kalbinde. Bunu muha-
          faza edecek. Muhafaza edecek ki o büyüsün. Bunu muhafaza etmesinin
          iki yönü vardı: Birisi çok dikkat edecek, hali, fi ili, ameliyle. Fiiliyatında
          eksik bırakmayacak. İnsanlarda bunun en ziyade zıttı da muhabbetin
          sönmesinin zıttı da gazaptır. İnsan gazabını yenmezse, bu söner. Yani
          gazaplanır, hiddeti gelir, herhangi bir kimseyi kırar, incitir, ona hakaret
          ederse ne olur? O muhabbet söner. Bir muma nasıl üfürürsen, sönerse,
          o söner. Onu muhafaza ederse o bir mum ışığıysa bile büyür. Bunu
          neyle büyütecek? İşte hali, fi ili, ameliyle.
            Fiiliyatı elinde, ameliyesi elinde, hal iradesinin dışında. Onu biz bi-
          lemeyiz, anlayamayız.

            Yalnız bileceğimiz şu ki; insanlarda kabız hali var, basıt hali var. Bu
          hal sahibinden, rabıtadan tecelli ediyor. Müridin hali rabıtadan tecelli
          eder. Müridin gönlüne gelen şey haldir. Gördükleri şey haldir. Rüya
          görse veya bir uyur uyanık ne görse haldir. Bu rabıtadan tecelli eder.
            Ama fiiliyatı elinde, iradesinde. Ameli de elinde.

            Ameli ne? Ameli: İbadeti ve tarikattan almış olduğu hizmeti. Bunla-
          rı yapıp işleyecek, bunlarda eksiklik bırakmayacak.
            Fiiliyatı da; hareketi, yaşantısı, sözleri, işleridir.
            Bunları da şeriat terazisi elinde, onunla tartacak. Eğer söylemiş ol-
          duğu söz, Kitap’a, Sünnet’e uygunsa söylesin. Düşünsün, baksın, sözleri
          uygun mu değil mi? Uygunsa söyler, uygun değilse söylemez. Sözlerini
          ve işlerini kitaba, sünnete tatbik edecek. Oturması, kalkması, yemesi,
          içmesi, alması vermesi, giyinmesi bunları hep şeriata tatbik edecek. Fi-
          iliyatı da budur.
   74   75   76   77   78   79   80   81   82   83   84