Page 84 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 84

Tasavvuf Sohbetleri 4                                    81

            Mademki Cenabı Hak Evliyaullah’ı zamandan mekandan kurtar-
          mışsa, onun da her işi “kün”, “ol” demesi ile oluyor. Yani Evliyaullah
          için zaman yoktur, mekan yoktur ve ona işlem yoktur.
            Onun için her yerde mevcut “bir yerdesin her yerdesin”. Her yerde
          ispatı vücud eder, her yerde görünür. Cesedi, her yerde bir cisim olarak
          görünür.
            İnsanlarda tayy-ı rical, tayy-ı mekan makamı var. O makama in-
          sanlar ulaşınca Cenabı Hak onları zamandan mekandan kurtarmakta.
          Onun için zaman mekan yok, onun için işlem de yoktur.

            İrade sahibi ne kadar güçlü olursa olsun, aletiyle veya sanatıyla, iş-
          lem görüyor. Diyelim ki bir dozeri alet etmişler, bir dozer bin kişinin
          işini görüyor. Halbuki yine bunda da bir işlem vardır.
            Ama Evliyaullahın işinde işlem yoktur. “Kün”, “ol” demesiyle her
          şey oluyor.
            Niye? Allah’ın sıfatı ile sıfatlanmış. Cenabı Hak buyurmuyor mu
          kutsi hadisinde? “Biz velilerimizi yeşil kubbemizin altında gizledik.
                                      7
          Onları bizden başka kimse bilmez ”.
            Diğer bir kutsi hadisinde de buyuruyor ki: “O veli kulumuzun gö-
          ren gözü, bizim gözümüz, işiten kulağı, bizim kulağımız, konuşan dili,
          bizim dilimiz, uzanan eli bizim elimiz ”.
                                         8
            Eğer konuşan dil Cenabı Hakkın diliyse, Cenabı Hakkın “Kün”
          emriyle her şey var oluyor. Evliyaullah da Kün’dür. Yani “Kün” emri
          onda tecelli etmiştir. Neye “Ol” dese oluyor, işleyecek değil. Bin senede
          olacak olayları bir saniyede yapar. Yapamaz mı? Yapar, olur bunlar.
            Nasıl ki bak… Tasavvuf kitaplarını okuyorsunuz. Onlar yazılmış,
          galat değil onlar, haşa. O tasavvuf kitaplarında okuduklarınız Evliya-
          ullahın kârıdır. Cenabı Hakkın ona ihsan etmiş olduğu bir kemaldir,
          kârdır.


          7  Eşrefoğlu Rumi Müzekkin Nufüs S.309
          8  Buhari Rikak 38
   79   80   81   82   83   84   85   86   87   88   89