Page 88 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 88
Tasavvuf Sohbetleri 4 85
Terk-i dünya; dünyayı terk eder ki ahireti kazansın.
Terk-i ukba; ukbayı terk eder ki Cenabı Hakkın cemalini kazansın.
Bir de terk-i cisim var insanlarda.
Bir de terk-i can var insanlarda. Canını veriyorsa cananı buluyor.
Çünkü o zaman ne oluyor. Canını veriyor, canından da geçiyor-
sa, ölüyor. İşte o zaman Cenabı Hak “ölmeden evvel ölün” buyuruyor.
Varlığından kurtuluyor, her şeyi terk ediyor.
Varlık denince insanların malı varlıktır, zenginliği, maddi varlığıdır.
İlmi varlıktır, ameli varlıktır, asaleti varlıktır, güzelliği varlıktır, gücü
varlıktır, sanatı varlıktır veya ibadet etmiş çalışmış, Allah da vermiş ke-
rameti, keramet varlıktır.
Çünkü insanlarda kemalat varlıkta değil yokluktadır. Onun için
kim yok oldu ise kemale ulaştı. Kim yok olduysa hakiki varlığı buldu.
Hakiki varlığı bulunca o zaman kemale ulaşıyor. Kemal sahibi oluyor.
İşte onun için Cenabı Hak “Kulum ver beni de al beni. Benim ver-
miş olduğum canı Bana ver ki Beni alasın” diyor.
Başını top eyleyip gir vahdetin meydanına
Kıl kaza-yı Kerbela yı gir kendi nefsin kanına
Seyr kıl uşşak-ı Mevla nice kıyar canına
Terk-i can etmektir ancak aşk u sevdadan garaz
Aşk ise.. aşk ne?
Allah sevgisi, Resulullah sevgisi, Meşayih sevgisi.
Bu sevgiler insanda tecelli ederse, ve bu sevgileri büyütürse, çoğal-
tırsa, o zaman ne olur?
Terk-i can olabilir. Her varlığını yok eder. Her varlığı yanar gider,
gönlünde durmaz.
Fakat bizim bu varlıklarımız var ya… ilim dedik, amel dedik, mad-
di zenginlik dedik bunların zahirde cismi olduğu gibi, sevdiğimiz için

