Page 93 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 93

90                                           Gülden Bülbüllere

            Hakikate ulaşan bir insan, bütün eşya onun miratı olur. Nasıl mi-
          rat? Allah’ı gösteren bir ayna oluyor. Ona bütün eşya, kendisi de zaten
          ayna oldu.

            Evet bir de bizim için şükür, fikir, zikir lazım.
            Şükür nimetimizi arttıracak. Nimetimiz nedir?
            Apartmanımız, fabrikamız da nimet, bunlar da maddi nimetler.
          Onlar bizim için nar da olabilir, nur da olabilir. Altınımız, incimiz,
          gayrı menkullerimiz, yani maddi ne kadar zenginliğimiz varsa, bunlar
          da tabi bir nimettir. Ama kullanana, taşıyana, yaşayana nimettir.
            Bu dünya, maddi ya nardır, ya nurdur. Bu dünya varlığı insan için
          nar da olur, nur da olur. Eğer bu dünya varlığını Allah için kazanıyorsa.
          Bunu bana Allah verdi, ben malımın çobanıyım, ben Allah için bunu
          harcayayım diyor, bu gönülde, bu niyette, bu ameldeyse, bu da mâlî
          amele giriyor ve sadaka-i cariye oluyor ki, o varlık onun için nur. Ama
          bunu bir de gayrı meşru yerlere harcarsa, bu seferde nar olur.
            Demek ki bu zenginlikte, dünya zenginliği de insanları nara da
          götürür, nura da götürür. Nardan mana cehenneme götürür, nurdan
          mana cennete götürür. Evet onlara da şükür lazım.

            Ama burada şükür ne?
            Malın, zenginliğin şükrü nedir? Nimete nasıl şükür edilecek?
            Allah’ın olduğunu bileceksin, Allah yoluna harcayacaksın. Ki onun
          da şükrünü eda etmiş olasın.
            Ama bunların hepsi nereye dayanıyor?
            İlim var şükür edeceksin, Amelin var şükür edeceksin, malın var
          şükür edeceksin, sıhhatin var… hepsini neyle?
            Hepsini; İslâm olduysan, İslâm’ın şükrünü ödediysen, onların da
          şükrünü ediyorsun.
            Müslüman olduğumuz için çok şükür edeceğiz. Gece, gündüz şü-
          kür secdesinde olacağız. Gönülden yüzümüzü yere koyacağız.
   88   89   90   91   92   93   94   95   96   97   98