Page 83 - Gülden Bülbüllere 4 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 83
80 Gülden Bülbüllere
Âlâda ednâda yoktur matlabı
Kime demiş? Rabıtasına. Bu bir Evliyaullah’a söylenmiş.
Öyle zaten. Cenabı Hakk’ın sıfatları onda tecelli ediyorsa, “Settaru’l-
uyûb” sıfatı da onda var. Bak kelamda öyle:
Âlâyı ednayı seçmek mürşidi kamilin kârı değildir.
Böyle buyuruyor. Bir de diyor ki:
Senin gördüğün ayıpları, veliler setr eder cümle
Mademki varis-i enbiyadır; Peygamber efendimiz setr etmiyor muy-
du? ashabının içerisinde, yüzüne zahirde inanmışlar, fakat düşmanlık
besliyorlar Peygamber efendimize, sevmiyorlar. Ona garaz ediyorlar.
Yani fırsat bulsalar ona hakaret edecekler, canına da kıyacaklar, öldüre-
cekler de. Ama gene de Peygamber efendimiz onları aşikar etmiyordu.
Sen şöylesin sen böylesin demiyordu.
Evet onun için işte…
Âlâda ednâda yoktur matlabı
Yani Evliyaullahın bu âlâymış (âlâ yüksek), bu alçakmış, böyle şey-
lere matlubu yoktur.
Niye? çünkü onun için zerre ile katre, zerre ile kübra bir olmuş.
Evet divandadır,
Âlâda ednâda yoktur matlabı
Derya-yı zatı olmuş cümle meşrebi
Allah’ın zatına ulaşmış, Allah’ın zatının nuru onda tecelli etmiş. İşte
arşa, kürse, hiçbir yere sığmayan Cenabı Hak onun kalbinde tecelli
etmiş.
Âlâda ednâda yoktur matlabı
Derya-yı zatı olmuş cümle meşrebi
Vücudu hak olmuş, kün’dür maksadı
Her sıfattan zatın ilan eyledi.
(beyit okurken orada “gün” diye okuyorlar. “Gün” değil “kün” dür.)

