Page 40 - Dosta Doğru Dergisi 1. Sayı
P. 40

N                                                                Günümüzde din adına ve Allah adına hükmedenler içe-
                                                                 risinde yanlış hükmedenleri şöyle tasnif edebiliriz. (Burada
Celil Atilla                                                     maksat, Allah ın emirlerini ya da kur an ve sünneti tebliğ
                                                                 etmekten gayri kasıtları olmayan ve hakikaten Allah adına
  İnsanlık tarihi kadar eskidir dinler tarihi. Çünkü dinlerin    hükmeden adil hükümdarlar yahut da O’nun emirlerini
temel prensipleri, insanın varoluş sebebini açıklar. Dinler      tebliğ eden alimler değildir.) Birincisi, hükümlerini, gayri
ve ilahi gücün varlığı, insanlık tarihi üzerindeki en büyük ve   ihtiyari olarak, bildikleri kadarı ile verirken, yanlış hükme-
tartışılmaz etkiyi doğurmuştur daima. Böylesine büyük bir        denler. Yani, dini kendi anladıkları şekilde yorumlayanlar.
gücün, hakimiyet kabiliyetini de beraberinde taşıyor olması      İkincisi, bilerek veya isteyerek, kendi çıkar ve düşünceleri
sebebi ile olsa gerek, din adına hükmetmek hep cezp etmiş-       doğrultusunda, istedikleri gibi bir din ve istedikleri gibi bir
tir insanoğlunu. Tarihin büyük hükümdar ve kralları daima        mümin icat ederek, tahakkümlerini güçlendirmek maksadı
yaratıcı adına hükmetmişlerdir tebaalarına. Bu sınırsız          ile hareket edenler.
hükmedebilme gücü hiç de azımsanmayacak kadar büyük
oranlarda din adına hükmetmek yerine kendi adına hükme-            Demiştik ya, din insanların en kolay istismar edebile-
dip Yaratıcıyı istismar etmeyi de beraberinde getirmiştir.       ceği mevzudur ve dini konularda bilgi zayıflığı içerisinde
                                                                 olanların yumuşak karnıdır. İşte tam burada bir ihtiyaç hasır
  Bazen istismar öyle boyutlara ulaşmıştır ki bu art niyet       olur. Bu sıkıntılı durumdan insanı çekip çıkarabilmek için,
sahibi kişiler din dahi kurmuşlardır. Mesela bu gün yaşayan      insanların, dinini mükemmel derecede öğrenmeleri şarttır.
Hıristiyanlık bunun en iyi örneğidir. Tam manası ile istismar    Dinimiz açısından, bu mükemmel eğitim; fıkıh, kelam, hadis
için üretilmiş bir dindir. Bırakın yer yer istismar etmeyi, ilk  bilgilerini, Arapça okuma ve tecrübe yapabilme yeteneğini,
kuruluşundan buyana hükümdarların kendilerine sınırsız           Arap Edebiyatına hakimiyet, ayrıca bir de bunların ilaveten,
hükmedebilme gücünü vermesi ötesine asla geçememiştir.           tefsir ilmini gerekli kılar. Oysa bilinir ki bu derecede ilim
Tabi ki burada, bahsettiğimiz, Yüce Yaradan’ın Hz İsa vasıtası   tahsil etmek için her insana bir ömür yeterli gelemeyebilir.
ile biz insanlığa bahşettiği hak din olan İsevilik değil. Bah-   Bütün bu ilimleri bünyesinde toplayabilecek kişi çok büyük
settiğimiz Hıristiyanlık, İ.S. 325 yılında, Roma kralı, İstan-   bir alimdir ve alimlik vasfını, Cenab-ı Hak herkese nasip
bul’un kurucusu, “Büyük” Konstantin tarafından toplanan          etmez. Asrı saadette “gökteki yıldızlar gibidir” diye tasvir
İznik Konsülü’nde üretilen, tamamen uydurma, pagan gele-         edilen Ashab-i Kiram efendilerimiz bu ilme sahip değilken,
neklerini yaşatmak üzere dönemin hakim güçleri tarafından        Hz Peygamberi kendilerine örnek olarak seçmiş ve onun
icat edilmiş ve çağlar boyunca insanlığa büyük bir yalan         gibi yaşama prensibi ile kurtuluşa erişmişlerdir. Peki, Yüce
olarak yutturulan Hıristiyanlıktır. Kral Konstantin’in emriyle   yaradan adili mutlak değil midir? 21. YY’da mümin olmak
onun ve imparatorluğunun çıkarlarına hizmet etmek üzere,         isteyen bir insan doğru yolu nasıl bulacak? Kimi örnek lacak,
dönemin din adamları, sipariş üzerine bu dini kurmuşlardır.      kime kulak verecek? Nedir bu işten çıkışın yolu? Nasıl bir
Bu uydurma dinde İsa, devlet zoruyla tanrının oğlu ilan          kul olmak gerekir? Televizyon ekranlarında, yada onbinlerce
edilmiş, kutsal üçlüde ikinci güç olan tanrı rolünü üstlenmiş-   kitabın milyonlarca satırında her konu için ayrı ayrı yorumlar
tir. Bu kuralları kabul etmeyenler bin yıla yakın bir zaman      yapan din alimlerinden hangisidir hakikati konuşan? Hangi-
boyunca yakılarak katledilmiştir. Doğu Roma, yani Bizans,        sidir, Allah (c.c.)’ın gerçek emirlerini ve Peygamber (s.a.v) in
yüzyıllarca bu sahte temel üzerine ayakta durmuştur. Halen       sünnetini anlatan? Kürsülerde, ekranlarda Allah adına hep
de bu temel üzerinde dünyadaki Ortodoks kiliseleri, ayakta       birbirinden başka şeyler söyleyenlerin hangisidir inanılması
durmaya ve milyonlarca mensubuna hükmetmeye devam                gereken? Kimi takip etmeli? Hangisinin tarif ettiğidir hakiki
etmektedir. Dinin ve yaratıcının istismar edilişinin en mü-      din? Kurtuluşa ermek için kesinlikle âlim mi olmak gerekir?
kemmel örneği olan Hıristiyanlık 17 yüzyıldır yaşamaktadır       Bu hüküm Allah’ın adaleti ile çelişmez mi? Bu farklı konu-
ve dünyada çok çok uzun yıllar hakim olmuştur.                   şanlar, ister az önce bahsi geçen birinci gruba mensup, gayri
                                                                 ihtiyari olarak yanlış hükmedenler olsun, ister ikinci gruba
  Din öyle bir kavramdır ki onun adına konuşanlar, konuş-        mensup kasten, şahsi çıkarlarını kollamak maksadı ile yanlış
maya başlayınca herkes susar. Kendi çıkarları için, Allah        hükmedenler olsun, hükmedilen için sonuç daima aynıdır.
adına hükmetmeyi iyi beceren insanlar, onları dinleyen yüz       Hükmedilen her halükarda yanlış bir inancın ve yanlış bir
binlerin, eksik dini bilgilerini kullanarak, daima üste çıkabi-  yolun üzerindedir.
leceklerinden emindirler zaten. Kendilerinde buldukları bu
cesareti de toplumun genelinin, dini noktadaki bilgi eksikli-      Burada başlar insanoğlunun açmazları ve işte tam burada
ğinden alırlar ve buradan beslenirler hep.                       ortaya çıkar, bir Allah dostunun eteğini tutabilmenin ne
                                                                 kadar elzem bir ihtiyaç olduğu gerçeği. Bu ise sadece bir
38 | Dosta Doğru                                                 başlangıçtır. Sonu Allah a uzanan oldukça uzun bir yolda
                                                                 çok küçük bir başlangıçtır.

                                                                              Padişahı alim olmak, bir kuru dava imiş.
                                                                            Bir veliye bende olmak, hepsinden ala imiş.

                                                                                                        Yavuz Sultan Selim

                                                                                                                               Mayıs 2013
   35   36   37   38   39   40   41   42   43   44   45