Page 45 - Dosta Doğru Dergisi 1. Sayı
P. 45

Yenilecek yemeğin miktarı olarak “midenin üçte birini        duğu gibi oturur ve bir kulun yemek yediği gibi yemek
yemeğe, üçte birini içeceğe, üçte birini de nefes payı-         yerim” demiştir. Sofrada, sol dizini bükerek midesinin iç
na”  ayırmanın tavsiye edildiği hadisten, iyice doymadan        kısmına gelecek ve dış baskı yapacak şekilde oturuşu,
ve iştahı tam kesilmeden sofradan kalkmanın tavsiye             erken doyma hissini sağlama amacına dönüktür.
edildiği anlaşılmalıdır.
                                                                   Yemek sırasında üç parmağını kullanmıştır. Lokmaları
   Misafirlikte kendisine yapılan ikramları severek yiyen       tutuş bakımından en uygun olan bu şekli, yiyeceklerde-
Hz. Peygamber “Sirke ne güzel katıktır, Ya Rabbi, sirkeyi       ki enerjiyi absorbe eden metal çatal-bıçak kullanmaktan
mübarek kıl. Zira o benden önceki peygamberlerin de             daha faydalı olduğu ve ayrıca lezzetini bozmadığı için
katığı idi. Sirke bulunan ev, muhtaç duruma düşmez”             tercih ettiği anlaşılmaktadır. Hz. Ebu Hureyre (r.a.) anla-
buyurmuş, kendisine et çorbası ve kabak yemeği ikram            tıyor: Resûlullah (s.a.v.), “Her biriniz sağ eliyle yesin, sağ
eden bir terzinin evinde kabağı iştahla yemiş bir başka         eliyle içsin, sağ eliyle alsın, sağ eliyle versin. Zira şeytan
davette et ikram edilince “et, dünya ve cennet yemek-           sol eliyle yer, sol eliyle içer, sol eliyle verir, sol eliyle alır”
lerinin şahıdır” buyurmuştur. Bir başka münasebetle             buyurdular. Hz. Ali (r.a.) anlatıyor; “Resûlullah Aleyhis-
de hurma varsa başka katığa ihtiyaç yoktur anlamında            salâtu Vesselâm, sofra kaldırılıncaya kadar yemeğin
“hurma bulunmayan ev, yemeksiz (katıksız) ev gibidir.”          başından kalkılmasını yasakladı.”
buyurmuştur.
                                                                   O, doyduktan sonra hemen uyumayı uygun görme-
   Kesinlikle, balık, et ve asitli yiyeceklerle sütü; aynı      miş böyle yapmanın kalbi kararttığından bahsetmiştir.
özellikteki (örneğin soğukların, sıcakların, tatlı, peklik      Akşam yemeğinden sonra yürümeyi, ardından da nama-
ya da ishal yapıcı, katı, sıvı gibi) yiyeceklerin ikisini aynı  zı önermiştir. 
öğünde bulundurmaz; çabuk ve geç sindirilen, peklik
ve ishal yapan, kızartma ile haşlama gibi farklı yiyecek-          Eldeki vesikalar özetlenirse, Hz. Peygamber’in katık
leri de bir arada yemezdi. Aşırı derecede sıcak ve bir          olarak yediği yemeklerin bir kısmı şöylece sıralanabilir:
gün önce pişip geceleyen, ertesi gün ısıtılan yemeği de         Koyunun ön kolu ve sırt eti, pirzola, kebap, tavuk, toy
tavsiye etmemiştir.                                             kuşu,et çorbası, tirit, kabak, zeytin yağı, çökelek, kavun,
                                                                helva, bal, hurma, pazı, anber balığı. Yine meyvelerden
   Asla, bir yiyeceğe kusur bulmamış, insanları incitme-        kavun, karpuz, salatalık, üzüm ayva, acur ve misvak
den, hassas, hoşgörülü bir şekilde davete icabet etmiştir.      ağacının meyvesini yediğini öğreniyoruz. Asr-ı Saadet
Kendisine kızartılmış kertenkele sunulduğunda, “haram           döneminin içeceklerinin başında bal şerbeti, hurma ve
değil; ama kavmimin alışkanlıklarından değil” diyerek           kuru üzüm şırası ve süt gelmekteydi.
nazikçe konumunu dile getirmiştir. Yediklerinin yanı sıra,
yeme şekline de dikkât etmiş; “Ben ancak bir kulun otur-           Değerli okuyucular buradan anlaşılıyor ki, işin özü “az
                                                                yemek, doğal yemek” vesselam…
Mayıs 2013
                                                                                                                       Dosta Doğru | 43
   40   41   42   43   44   45   46   47   48   49   50