Page 37 - Dosta Doğru Dergisi 2. Sayı
P. 37
sı bizi muhafaza edecek. İnsanlar huzur isterler değil mi? biliyor.
Evet, muhakkak işte tarikatın ni- Huzurlu olmayı isterler. Onun için hepsi birleşmiş, sefa-ce-
metleri, esrarları, halleri bunlardır. Hâlbuki huzur neredeymiş? Kalb-i fa bir olmuş, varlık-yokluk bir olmuş,
Allah’a şükür hepiniz tarikatlısınız, selimde hepsi birleşmiş.
inandınız geldiniz; fakat buraya tam Eriş kalb-i selîm içre… İşte bunun böyle olması için, o sefa-
gelin. Buraya geldiniz, zahmet çektiniz Kalb-i selim ol ki huzurlu olasın, nın da kalbe girmemesi için, o cefanın
ıraktan geldiniz, yoruldunuz geldiniz. diyor. da kalbe girmemesi için bu kalbi sahibi-
Bu gece uykusuz kaldınız, belki aç kal- Eriş kalb-i selîm içre… ne teslim edeceğiz. İşte onu ifade ediyor
dınız, para harcadınız maddiyat harca- Selim kalp hangisi? ki:
dınız. Bunlar önemli değil. O ki buraya Selim kalp Allah’ı zikreden kalptir.
geldiniz, ne için geldiniz? Her şeyi gönlünden çıkartmış, gön- Eriş kalb-i selîm içre huzûra
lünü Allah’a vermiş. Kalbini Allah ile Seni mahv et erem dersen sürûra
Bir inancınızla geldiniz. O inancını- meşgul edersen selim kalp budur. Ora- Bir de var ki insanlar sefa, sürûr is-
zı elde etmek için bir saat sabredeceksi- ya başka bir şey girmez ki. terler. İnsanlar eğer kendi varlığından
niz, bir saat direneceksiniz. Allah Alîm, Allah Kadîr, eğer bir in- kurtulduysa, varlığını Allah’a teslim et-
san Allah’ın mülkü olan bu kalbini Al- tiyse, sefaya ulaştı, sürûra ulaştı.
Teveccüh başlayacak, teveccüh baş- lah’a teslim ederse Allah onu muhafaza Umûrun Hakk’a tefvîz et n’ederse ol
langıcından nihayetine kadar bir saat eder, her şeyden muhafaza eder. eder yâ Hû
sürer. Bu bir saat içerisinde öyle bir Çünkü her şeyi tadan, kalp, efendi- Aradan benliğin mahv et gözet ney-
direnme yapacaksınız ki öyle bir kalbî ler. Yani bütün acıyı, tatlıyı duyan kalp- ler kader yâ Hû
cihadınızı yapacaksınız ki her şeyi kal- tir. Senin görmüş olduğun cefayı, sefayı Yani sefa, sürûr da neredeymiş?
binizden çıkarıp atacaksınız, kalbinizi kalp duyuyor. Senin karşılaştığın acıyı, İnsanın varlığından kurtulmasıy-
Allah ile meşgul edeceksiniz. Rabıta tatlıyı yine kalp duyuyor. Zahmetini mış. Zaten bunu çok açık buyuruyor;
karşınızda Allah kalbinizde. Aklınıza kalp çekiyor. Rahatlığı da kalp duyuyor. Sâlihem usandım dâr-ı fenâdan
Allah’tan başka bir şey geldiğinde, ak- Ama niçin âşık buyurmuş ki: Bir an kurtulmadım renc ü enâdan
lınızdan çıkarsa rabıta kamçıyla tepen- Gelse celâlinden cefa Değil mi, renc ü enâ nedir? Burada
den aşağı vuruyor. Niye unuttun, diyor, Yahut cemâlinden sefa renc ne, enâ ne?
sana vuruyor. İşte buna dikkat edecek- İkisi de cana şifa Ene; benliğim diyor. Renc de, beni
sin. O zaman ne olacak? Senden hem o hoş hem bu hoş benliğim zahmete meşakkate bırakıyor,
Aslında burada “Vebil kaderi hay- rencide ediyor. Beni zahmete bırakan
O zaman güneşe pencere açtın. Mu- rihi ve şerrihi” fermanını ifade ediyor. benliğimdir. Benliğimden kurtulma-
hakkak o güneş o pencereden içeri gire- Bak, “Vebil kaderi hayrihi ve şerrihi.” dım ki ben zahmetten kurtulayım, di-
cek. Eğer içinde başka şeyler düşünür- fermanına biz inandık ama tatbikatı yor.
sen pencere açamadın. Güneş her tarafı bizde yok, o tatbikatını yapmış. Evet, efendiler demek ki bu ame-
aydınlatıyor ama senin penceren yok ki Gelse celâlinden cefa limizde teveccühün başlangıcından
evine güneş girsin. Onun için bak, bu Yahut cemâlinden sefa nihayetine kadar dikkat edeceksiniz,
kelam da onu ifade eder: İkisi de cana şifa sabredeceksiniz, direneceksiniz. Son
Ne demiş yani? derece kalbî cihadınızı yapacaksınız.
Yâr daim sana nazar eyler Diyor ki, benim
Seni gafil görürse güzâr eyler için hastalık da bir dosta doğru | 35
Burada yârdan mana Allah’tır. O sağlık da bir.
sana daima nazar ediyor. Eğer seni gafil Burada cefa has-
görürse güzâr, yani nazarını yapmaz ge- talıktır, sefa sağlık-
çer gider, diyor. tır.
Evet, burada tarikatın teveccühünü Burada cefa fa-
tarif edelim. Bu cemaatimizin benim kirliktir, sefa zen-
kanaatime göre hemen yüzde ellisi bel- ginliktir.
ki teveccüh görmemiştir. Görenler de Burada cefa in-
vardır ama görmeyenler için teveccühü sanlardan huzursuz
tarif edeceğiz. yani insanlardan
Teveccühümüz bizim için büyük görmüş olduğu ta-
ameldir, büyüklerimizin amelidir. Biz zip, eziyettir.
taklidini yapacağız, tahkiki onlardan Burada sefa in-
doğacak. Ama tahkiki onlardan doğ- sanlara sevilmek,
durmak için sizin ihlâsınız, sizin hu- insanlara sayılmak,
lusunuz; sizin selim, halis, hulasa olan insanlardan itibar
kalbiniz bunu meydana getirecek. Ba- görmektir.
kın şimdi: Bunların hep-
Eriş kalb-i selîm içre huzûra sini o’ndan biliyor,
Seni mahv et erem dersen sürûra hepsini Allah’tan
Ölümden evvel öl gel gir kubûra
Bu berzah âlemin geçmek dilersen
Bekâ gülşanına göçmek dilersen
Evet kalb-i selim nedir?
ağustos 2013

