Page 38 - Dosta Doğru Dergisi 2. Sayı
P. 38
“Gam gelmez dememişler, gam eğ- zı arkanıza gelmek bir adaptır, hem de ki ettirir. Yeter ki bu cezbeyi de muha-
lenmez demişler.” teveccüh ameli kolay yapılır, işlenir. İki faza etsin. Yani bu cezbeyi muhafaza
sırtı arka arkaya verince öbürü senin ar- etmek lazım.
Çünkü kalbî cihat, cihad-ı ekberdir. kana gelir arada bir gezinme yeri olur. Ki o da cezbe gelir gelmez kendini
Kalbî cihat akan cârî bir nehirdir, Teveccühün oturma usulü budur, böyle salıp bırakmasın. Çünkü iradeyle olu-
nehir kirlenmez. Bu nehirler şehirlerin oturttururlar. yorsa günah sayılıyor. Estağfurullah bu
içerisinden de akıyor. Ama o şehrin irade ile yapılıyorsa bizde mesul olur,
halkı o nehri kirletebiliyor mu? Bütün Teveccüh başlarken “Estağfurulla- günahtır. Yani bir insan kendi varlığı
sokak zibillerinin, ev zibillerinin hepsi- aaah” diye bir nida olacak. Teveccüh ile kendi iradesi ile Allah dese, bağırsa
ni dökseler, atsalar kirletebiliyorlar mı? amelinin başlangıcıdır, başlamak için bizde yasak.
Kirletemezler. Çünkü onda bir güç var, bu bir ihtar, bildiridir. Efendilerden bir Çünkü bizim her şeyimiz gizlidir,
alıp götürüyor; nehir kirlenmez. Ama tanesi bu nidayı yapar. hafîdir. Biz Nakşî’yiz, zikrimiz de hafî-
bir göl suyu olursa bu atılanlar bir çu- dir. Kalbinizden Allah Allah denir, li-
kura birikirse kirlenir. O zaman gözler yumulur. Estağ- sanen değil, dilimiz de hareket etmiyor.
Cihat yapan kalp cârî bir nehirdir, furullah nidasını duyduğunuz zaman Bizim için dile getirmeye hacet yok.
kirlenmez; cihadını yapmayan kalp göl gözlerinizi yumacaksınız. Amelin so- Niçin? Cenabı Hak: “Nahnu akrabu,
suyu gibi kirlenir. nuna kadar, bitinceye kadar gözünüzü kulum ben sana şah damarından yakı-
Burada işte kalbî cihat da cihad-ı açmazsınız, burada göz açmak yasaktır. nım.” buyuruyor.
ekberdir ki bunu, kalbî cihadınızı yapa- İşte bizim zikrimiz
caksınız. Gözlerinizi yumarsınız, yirmi beş budur. Ki bak, bir kelam
Hem şimdi bura- defa istiğfar okursunuz. Usul, kendiniz var:
da mesela bu cemaatin işiteceğiniz kadar ve sonlarını uzatarak- Dâireyiz hem kudû-
içerisinde bir tanesinin tan. Bak, şöyle: müz cismimiz neydir
hastası var, ağır hastası bizim
var. O düşünce kalbi- Estağfurullaaaah, Estağfurullaaaah, Aşk u sevdâdır gı-
ne geliyor. Sen burada Estağfurullaaaah. Sağındakini solunda- dâmız bağrımız meydir
bunu dinlemekle onu kini şuğullandırmayacaksın. bizim
düşünmekle o hasta Virdimiz İsm-i
iyileşmez. Ne olacak? Yirmi beş istiğfarı okuduktan sonra celâl’dir kalbimiz “Hay”-
Teslim ol sahibine, ona daha sizin yapacağınız bir şey yok. Kal- dır bizim
şifayı Allah’tan iste. binizi, gözünüzü muhafaza edin. Gö- Zikrimiz ihfâ-durur
Peki, öbürünün de zünüzü açmayın, bakmayın; kalbinize esrâr-ı Kur’ân bizdedir
borcu var. Sıkışmış, bo- geleni atın, şuğulları bütün atın. Bu iki Zikrimiz ihfa, giz-
nosu gelmiş, efendim şeye dikkat edin. Teveccühün sonuna lidir. Kur’an’ın esrarı
senedi gelmiş, ödeyemi- kadar da gözlerinizi açmayın. Göz aç- diyor. Kur’an’ın esrarı
yor, ödenecek; sıkışmış, mak yasaktır. nedir?
gelmiş buraya. O da “Nahnu akrabu, ku-
borcundan kurtulmayı Mesela önünde bir adam “Allah” lum ben sana şah dama-
Allah’tan istesin. Mak- diye bağıracak. Gözünü açma, kim rından daha yakınım.”
sat Allah’ı unutmamak, olursa olsun bakma. Sağından bir tanesi Ama bak, bir de:
gaye Allah’a sığınmak. Cenabı Hak ağlayacak, hıçkıracak. Bu kimdi, bak- Dâireyiz hem kudûmüz cismimiz
“Bana sığının, bana rücû edin.” buyuru- ma. Arkandan insan kendini, kafasını neydir bizim
yor. O zaman sen de burada onu düşün- yere vuruyor. Bunlar cezbedir, bu cezbe Burada kudüm, ney nedir?
mekle borcun ödenmez. bizde haktır. Bizim tarikatımızda cezbe Kudüm Kadirîlerin zikir aletidir.
Öbürünün de başka çetin bir işi var vardır. Ve cezbe müridi çok fazla terak- Ney de Mevlevîlerin zikir aletidir.
görülecek. Yalnız o çetin iş burada dü- Diyor ki: Nakşîler için bu zikir alet-
şünmekle o iş görülmez. lerine hacet yoktur. Nakşîler halka olup
Bunları, hep gelenleri kalbinizden zikre başladıklarında onların zaten aza-
atın, hepsini çıkarın. Teveccühün so- ları ney gibi, kudüm gibi zikir yapar. Ne
nuna kadar kalbinizi Allah ile meşgul hacet var, diyor. Evet,
edin. Dâireyiz hem kudûmüz cismimiz
Teveccühün başlangıcı ne zaman, neydir bizim
sonu ne zamandır? Aşk u sevdâdır gıdâmız bağrımız
Teveccühün bir oturma usulü var- meydir bizim
dır, oturttururlar. Usulü böyle lâlettayin Virdimiz İsm-i Celâl’dir kalbimiz
değil, karma karışık değil. Böyle işte “Hay”dır bizim
namaz safı gibi fakat arkalı önlü değil Zikrimiz ihfâdurur esrâr-ı Kur’ân
sırtınızı arka arkaya vereceksiniz. Şim- bizdedir
di mesela sana birisi arkasını verecek, o Evet, işte efendiler! Cezbe vardır,
da öbürüne böyle sıradan, arka arkaya haktır. Cezbe olanlara gözünüzü açıp
gelecek. Hem bu birbirinizin arkanı-
ağustos 2013
36 | dosta doğru

