Page 23 - Gülden Bülbüllere 2 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 23

Tasavvuf Sohbetleri -2                                            23

            Allah sana irade vermiş, sa’y vermiş. Her şeyi sa’yla yapacaksın. O ahlak-ı
            zemîmeleri de zamanla tedricen tedricen azaltacaksın. Ahlak-ı hamîde sahibi
            olacaksın. O zaman Peygamber Efendimiz’in buyurduğu gibi olacağız:
               “Benim ümmetimin en hayırlısı ahlakı güzel olanlar. Benim ümmetimin en
            hayırlısı eliyle, diliyle başkalarını incitmeyenler.” buyurmuştur.
               Güzel ahlak, çirkin ahlak bize görünmez. Ama bunların semeresi, nimeti,
            belirtisi görünür. Kimse ondan incinmiyorsa kırılmıyorsa, güzel ahlak sahibi
            olmuştur,  onun  iç  alemi  düzgündür.  İçinden  kötü  ahlakları,  kötü  sıfatları
            atmıştır. İnsan güzel ahlak sahibi nasıl olacak? Şeriatımız olacak, tarîkatımız
            olacak. Hizmetimiz olacak. Hizmetsiz himmet olmaz. Hizmet eden himmet
            alır.
               Evet evvela ahlak-ı hamîde sahibi olacağız. Onun için de kimseyi kıskan-
            mayacağız. Hasetimiz olmayacak. Gurur da olmayacak. Kendimizi amelimiz-
            den  dolayı,  ahlakımızdan,  asaletimizden  dolayı,  ilmimizden  dolayı  üstün
            görmeyeceğiz.  Kibirli  olmayacağız.  Kendimizi  beğenmeyeceğiz.  Kimseye
            kin tutmayacağız. Zaten şeriatımızda da tarîkatımızda da insanı Allah’a sevdi-
            ren  nedir?  Allah’a  sevgili  kul  olması  için  kulların  ayıplarını  görmemesi
            gerekir. Allah’ın “settâr-ul-uyûb” sıfatı var. Yani ayıpları örten, setreden sıfatı
            var.
               Bir de merhametli olması lazım. Karşısındaki kim olursa olsun. İsterse
            akrabası olmasın veya tanıdığı olmasın. Hatta gayrimüslim bile olsa eğer ona
            da  acıyorsa  güzel  ahlak  sahibidir.  Çünkü  onlar  da  açtır,  çıplaktır  veya
            hastalanmıştır. Ona da acımak lazım.
               Yaradılmışı hoş gör
               Yaradan’dan ötürü
               Adâletli olacak insan. Kimsenin hakkına tecavüz etmeyecek. Bağışlayıcı
            olacak,  affedici  olacak.  Bu  kadar  insanın  içerisinde  bizi  seven  de  var,
            sevmeyen de var. İsteyen de var, istemeyen de var. Hürmet eden var, eziyet
            eden var. Bunların hepsini Allah’tan bileceğiz. Hürmet edenle etmeyeni bir
            tutacağız. Sevenle döveni bir tutacağız. Zemmedenle methedeni bir tutacağız.
            O zaman bizde kin olmaz.
               Bize  eziyet  edene  buğuz  edersek,  o  zaman  ne  olur?  Affedici  olmayız.
            Hâlbuki  Allah  için  en  makbul  olanlar  affedici  olanlardır.  Kendisi  affedici
            olduğu için affetmeyi de seviyor Allah, affedenleri de seviyor.
               Bunlar sa’y ile… Bir insanda bir kusur gördüğün zaman onu birden ata-
            mazsın.  O  insandaki  kusuru  affetmek  için  diyeceksin  ki:  “Onda  bir  kusur
            görüyorum. Bende yüz tane var.” O zaman kimsede kusur aramazsın. Zaten,
               Kişi noksanını bilmek gibi irfân olamaz
               İrfan bir ilimse, kişi de noksanını bilirse ilim sahibi odur. Bilmezse ilim
            sahibi değildir.
               İşte şeriatımızın gereği namazımızı, abdestimizi,  ibâdetimizi yapacağız.
            Haramlardan,  şerlerden  kaçacağız.  Hayırlara  bildiğimiz  kadar  koşacağız.
            Bunlar şeriatın gerekleri. Tarîkatımızda da hizmetlerimiz var. 24 saat içeri-
            sinde günlük zikrimiz var. Evvabin namazı var, teheccüd namazı var, hat-
            memiz var.
   18   19   20   21   22   23   24   25   26   27   28