Page 57 - Gülden Bülbüllere 2 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 57

Tasavvuf Sohbetleri -2                                          57



                   “Evliyâullâh, kul ile Allah arasında bir vâsıtadır.”



                                                                    (22 Ekim 1992)

               İnsanlardaki bu ruh Allah’ın zâtının ruhu.
               Allah: “Kendi ruhumdan ruh üfledim.” buyuruyor.
               Kime? İnsana. Meleğe değil, insana üflemiş. Öyle ise Cenâb-ı Hakk’ın
            zâtından gelen bu ruh aslına rücu ederse melekleri geçer.
               “İnsanlar ulvî, insanlar süflî”
               Ulvînin  mânâsı,  gökleri  aşar  melekleri  geçer.  Süflînin  mânâsı,  hayvan-
            lardan aşağı düşer. Niçin? Cennet var, cehennem var. İnsanlardan, cinlerden
            başka Allah hiçbir mahluku diriltecek mi? Yok. Onları cennete, cehenneme
            koyacak  mı?  Yok.  Yalnız  insanlardan,  cinlerden  başka  yedi  şeyin  cennete
            gireceği söyleniyor. Kur’ân-ı Kerîm’de zikrediyor Cenâb-ı Allah.
               1- Ashâb-ı Kehf’in köpeği Kıtmir
               2- Üzeyir aleyhisselam’ın merkebi
               3- Sâlih Peygamber’in devesi
               4- Hazreti Musa’nın âsâsı
               5- Hazreti İsa’nın konuşan taşı
               6- Hazreti Ali Efendimiz’in Zülfikar kılıcı
               7- Peygamber Efendimiz’in bineği
               Bütün bunlar cennete girecek. Ashâb-ı Kehf’in durumunda ibret verici bir
            olay var. Herkes orayı ziyaret ediyor. Hâlbuki şehrin ortasında, caminin dibin-
            de Danyal aleyhisselam var, peygamberdir. O hiç söylenmiyor. Ama Ashâb-ı
            Kehf, Benî İsrail’in velîleri, onlar söyleniyor.
               Olurdum lâmeri kest
               Kabul etse beni çoban reis
               Bunu Mecnun diyor: “Beni Leylâ koyunlarını beklemek için kabul etse,
            ölünceye kadar sürüsünün köpeği olurum.”
               Bu kelâm böyle ama bunda da bir hakikat var. Nedir hakikat? Mecnun,
            Leyla’nın zâhir güzelliğine, şerefine, asâletine vurulmamış. Leyla’nın yüzün-
            de Allah’ın sıfat nurunu görmüş. O kadar güzel göstermiş ki onu, Mecnun’a
            Leyla’yı o kadar güzel göstermiş ki Cenâb-ı Hak. Eğer Leyla gerçekten o
            kadar güzel olsaydı, zenginler ona talip olurdu. Mecnun fakir, sefil. Leyla’nın
            babası, ailesi zengin. Mecnun fakir diye vermediler. Çok güzel olsa zenginler
            talip  olurdu  ona.  Ama  Cenâb-ı  Hak  Leyla’yı  Mecnun’a  o  kadar  güzel
            göstermiş ki dünyada ondan güzeli yok.
               Söylenir dillerde bir Mecnûn u Leylâ her zaman
               Günde yüz bin nice Mecnûn ile Leylâ’sı geçer
               Her  zaman  söylenen,  kitaplarda  yazan  Leyla  ile  Mecnun.  Bilmezler  ki
            günde yüz bin Mecnun’la Leyla’sı geçer. Yüz bin tane geçermiş. Nerede?
   52   53   54   55   56   57   58   59   60   61   62