Page 53 - Gülden Bülbüllere 2 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 53
Tasavvuf Sohbetleri -2 53
Burada kulluk nedir? Allah’a itaat. Burada hürlük nedir? Allah’a isyan.
Akıllı olan hiçbir şeye iltifat etmez.
Döner çark-ı felek asla yorulmaz
Sâni’in sun’una akıllar ermez
Ârif olan bu dünyaya sarılmaz
Her kim sevdi ise eyledi berbat
Çark-ı felekten mânâ dünyanın dönüşüdür. Buradaki dönüş üretim,
tüketim. İnsanlar buğday tanesi gibi. Nasıl ki buğdayı tarlasına ekiyor adam,
sonra onu biçiyor. Değirmene götürüyor, öğütüyor, yemek pişirip yiyor. Yok
olup gidiyor. İnsanlar da böyledir.
İsmiyle müsemmâ denî dünyadır
Su üzre kurulmuş taklid binadır
Bu bir mezraadır dâr-ı fenâdır
Şarabı kan olmuş gıdasıdır baş
Şarabı kan, bütün kanlar yere gidiyor. Ölenlerin gıdası nedir? Bütün
insanları yok ediyor, başını yiyor. Sâni’in sun’u, Yaratıcı’nın yarattığına da
akıllar ermez. Ârif ayık, akıllı demek. Akıllı olan bu dünyaya sarılmaz. Kim
dünyayı sevdi ise dünya onu berbat, pis etti. Pisin manası, imansız götürür
bizi. Dünyayı seven giyeceğini düşünüyor. Gezmesini düşünüyor. Ondan geri
kalamıyor ki. Ama sözümüz bu cemaate değil. Belki bu cemaatin içinde de
olabilir. Bugün buraya gelmiştir. Yarın da bir zevk yerine gider. Gitmesin o
zevk yerine. O zevk yerine giderse ehl-i dünya olur. Cenneti kazanamaz.
Fenâdan çek elin iste bekâyı
Bir el döndüremez iki dolabı
Bir insan hem dünyayı hem âhireti sevemez. Zıddiyet vardır. Nasıl ki ışık
yanan yerde karanlık olmaz. Onun için çok şükredeceğiz. Nimetimizin kadrini
bileceğiz. Nimetimizi artıracağız. Bunun için altı azayı koruyacağız. Gözü-
müzle yasaklara bakmayacağız. Dilimizle yasak olan şeyleri konuş-
mayacağız. Kulağımızı, elimizi, ayağımızı, kalbimizi yasaklardan muhafaza
edeceğiz. O zaman imanımızın neticesine ulaşırız.
Hiç kuluna zulmeder mi Mevlâsı
Kulun çektiği kendi cezâsı
Eğer Hâlik’ımız olmasa râzı
Yaratmazdı cihânda birimizi
İnsanlar Allah’a isyan etmekle Allah bundan üzüntü duymuş olsaydı, haşa
estağfurullâh, insanları yaratmazdı; halk etmezdi. Onun için sadece itaat
etmek lazım.
Cenâb-ı Hak buyuruyor: “Biz insanların, boyuna, güzelliğine, zenginli-
ğine, asâletine bakmayız. Ancak kalplerine bakarız.”
İnsanlar birbirinin kalbini bilmez. Evliyâullâh bilir o da âşikâr etmez.
Tasavvuf ehlinde gurur, kibir olmaz. Tevâzu vardır. Tevâzu tarîkat ehlinin
büyük amelidir.

