Page 50 - Gülden Bülbüllere 2 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 50

50                                                 Gül'den Bülbüllere




                            “Yediğimiz, içtiğimiz helal olsun.”



                                                                    (22 Ekim 1992)

               Allah muhabbetinizi artırsın. Allah arzunuza ulaştırsın. Allah ömür boyun-
            ca muhabbetinizi muhafaza etsin. Allah korktuklarınızdan emin etsin. Um-
            duklarınıza nail etsin. Allah hulusunuzun, ihlâsınızın barını, meyvesini ye-
            dirsin.
               Ben de bir kulum. Günahkâr bir kulum. Miskin kulum. Âciz kulum. Aczi-
            yetimiz meydanda. Allah’a şükür, çok şükür, bin şükür, nihâyetsiz şükürler
            olsun. Hastalık da bir nimettir bizim için.
               Peygamber Efendimiz’in emri var: “Hasta olmayan vücutta hayır olmaz.”
               Firavun hiç hasta olmamış. Çok yaşamış, dişi bile ağrımamış. Biz vücut
            sahibiyiz.  Hasta  olacağız.  Meşakkat  göreceğiz.  Biz  meşakkat  göreceğiz  ki
            Rabb’imize  sığınalım.  İnsanlarda  nefis  var,  ruh  var.  Nefis  zâlimdir.  Nefis
            münkirdir. Nefis kâfirdir. Kâfir demek küfür işler. Allah nefsimize, şeytana
            uydurmasın.
               Kapısına varanlar olur irşâd
               Bilir nefsi ile Rabbini olur şâd
               Mevlânâ da öyle demiş: “Ne olursan ol, gel.”
               İnsanlara seslenmiş. Gelin Allah’ı tanıyın. Gelin Allah’ı zikredin. İşte bu
            cemaat, o cemaat. Allah’a şükür, Allah âhir âkıbetimizi hayır getirsin. Allah
            bu  muhabbetimizi  muhafaza  etsin.  Allah  bu  nimetin  münkiri  etmesin.
            Nimetimizin kıymetini takdir edenlerden etsin.
               “Elhamdülillâhi Rabbil âlemîn.” Fatiha Sûresi‘ni namazlarda okuyoruz.
            Âlemlerin Rabbi. Sadece Müslümanların Rabbi değil. Bize Allah’ın en büyük
            ihsânı inanç. İman cevherini kalbimize yerleştirmiş. Daha başka nimetimiz de
            var ki sevgili Habîbi’ne ümmet etmiş. Hazreti Âdem’in zamanından beri, bizi
            seçmiş.  Çok  kitaplar  ve  peygamberler  gelmiş  geçmiş.  124.000  peygamber
            gelmiş,  geçmiş.  Onlardan  da  seçmiş.  Bizi  sevgili  Habîbi’ne  ümmet  etmiş.
            Kitap’ımız kitapların üstünüdür. Peygamberimiz, peygamberlerin üstünüdür.
            Bütün kitaplar, bütün peygamberler, bütün âlemler bizim Peygamberimiz için
            halk edildi. İşte biz onun ümmetiyiz. Bunun için şükredeceğiz ki Allah nime-
            timizi artırsın.
               Hadis-i Şerif’te: “Benim ümmetimin en hayırlısı, eliyle diliyle insanları
            incitmeyendir. Benim ümmetimin en şerlisi de eliyle diliyle insanları inciten-
            dir.” buyruluyor.

               Sözümüzle ve hareketimizle kimseyi incitmeyeceğiz ki ahlakı güzel ola-
            lım. Peygamber Efendimiz’e lâyık ümmet olamazsak şefaatine mazhar ola-
            mayız.
   45   46   47   48   49   50   51   52   53   54   55