Page 46 - Gülden Bülbüllere 2 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 46

46                                                 Gül'den Bülbüllere

               Çok çektim ise iftirâk (firâk)
               Kalmadı gönlümde merak
               Aşkım bana oldu Burak
               Görün beni aşk neyledi
               Âhiri derviş eyledi
               Aşk, insanları dünyadan geçiriyor. Âhiretten geçiriyor. Cesedin cisminden
            geçiriyor. Canından geçiriyor. Ondan sonra derviş oluyor.
               Dervişlik: “Bir dost, bir post.” Dostu posta oturtturmuş. Cesedi olmuş
            post. Dostu da Allah. Bu böyle olur mu? Anlayanlar Allah ile şeyhini ayrı
            görmezler. Peki biz Allah’a inandık mı? Allah’ı bulmak istiyor muyuz? Allah
            nerede bulunacak?
               Allah  “Bir  yere  sığmam  ama  velî  kulumun  kalbindeyim.”  diyor.  “Kim
            oraya girerse ben oradayım.” diyor.
               Bir meşâyihi insan severse, ona tamamen inanır teslim olursa, hizmetini
            görürse, onun gönlüne girerse Hazreti Allah’ı görür.
               “Her şey aslına rücû edecek.”
               Ceset topraktan halk edildiği için toprak olacak. Ruh niye geldiği yere
            gitmesin? Allah’ı sevmek, evliyâullâhı sevmektir.
               Gel Habîbim sana âşık olmuşam
               Cümle halkı sana bende kılmışam
               Gece gündüz yemedin, içmedin bana gelmek istiyordun. Ne olur cemâlini
            göreyim, diyordun. İşte ben de seni davet ettim. Cebrâil vasıtası ile getirdim.
            Ama bu cismin mirâcıdır. Cesedi ile yükselmesine Cebrâil vâsıta oldu. Onun
            ruhunun vasıtası Allah aşkı, Allah’a olan sevgisi.
               Allah’a ancak aşk ile ulaşılıyor. İlimsiz, amelsiz de olmaz tabii. İlim, amel
            ancak meşâyihi tanımaktır. Meşâyihi bilmektir.
               Arz üzerinde ilmi en büyük olan Mevlânâ’yı Şems irşad etmiştir. Şems
            onun ilmini elinden almış, bir çocuk gibi yapmış onu. Onu yatırmış, kaldırmış,
            çok sevdikleri Mevlânâ’yı halk sevmez olmuş. “Dinden çıktı, imandan çıktı.
            Nereden geldi bu soytarı da bizim hocamızı dinsiz, imansız yaptı?” dediler.
            İlim de varlıktır. İnsanlar da ilimden geçemezse irşad olamıyorlar. İşte aşk
            insanları ilminden, amelinden geçirir.
               Aşka ermektir muradım
               Nam ü nişan istemem
               Allah’a ulaşmak için aşk lazım. O aşkı nerden alacağız? Evliyâullâhtan,
            meşâyihten alacağız.
               Aşkım bana oldu Burak
               Burak’tan mânâ, Miraç. Allah’a olan sevgimdir benim Mirâc’ım.
               Çok çektim ise iftirâk
               Firâk, ruhun Allah’tan ayrılıp gelmesidir. Burada ilmim, amelim bana oldu
            Burak demiyor. Aşkım bana oldu Burak, diyor.
               Bir insan dünyada ne kadar çalışkan olursa olsun ne kadar ticaret yaparsa
            yapsın esas tembellik amel tembelliğidir. Esas zarar âhiret zararıdır. Dünya
   41   42   43   44   45   46   47   48   49   50   51