Page 43 - Gülden Bülbüllere 2 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 43

Tasavvuf Sohbetleri -2                                          43



                          “Nefsin arzuları, ruhun muhalifidir.”



                                                                    (29 Eylül 1992)

               Çok şükür, nihayetsiz şükürler olsun Rabb’imizin keremine, nimetine. Ce-
            set, âşikâr olanları bilir. Gizli olanları ruh biliyor. Ama herkes bu sırra vâkıf
            olamaz. Ne zaman ki tarîkata girdiler, o zaman bu sırra vâkıf olurlar. Onun
            için:
               Şeyh’den haberdâr olmayan
               Önünde berdâr olmayan
               Doğru vefâdâr olmayan
               Ol kande bulur yârini
               Şeyhten haberdâr olmayan Allah’a olan doğru vaadini yerine getiremez.
               Cenâb-ı Hak: “Sâdıklarla olun.” buyuruyor.
               Sâdık evliyâullâhtır.
               Ondan almış olduğumuz idrak, onun tanıtmış olduğu bir nimeti tattırıyor
            bize.  Hangi  nimeti  tattırıyor?  Bize  Allah’ı  sevdiriyor.  Bir  insan  meşâyihi
            sevmezse Allah’ı sevemez. Meşâyihi tanımazsa Allah’ı tanımaz. Meşâyihte
            Allah’ın sıfatları var. Allah’ın zât nuru var meşâyihte. Allah’ın zât nuruna
            ulaşamazsa velî olamaz.
               Ayrı da değil, gayrı da değil. Meşâyih, Allah’la aynı değil. Fakat Allah’tan
            ayrı mı? Ayrı da değil. Ayrı da değil demek, ondaki ruh yüksek âlemlere çıkmış.
            Allah noksan sıfatlardan berîdir. Allah hiçbir cisme benzemez. Bütün görünen-
            ler mahluktur. Allah mahluka benzemez. Bunlardan dolayı meşâyihe Allah
            diyorlar. Anlamayanlar şüpheye düşüyorlar. Onun için dikkat etmek lazım.
               Sohbet vardır, kelâm vardır. Sohbet vardır ki bütün halka konuşulur. Bir
            kelâm  da  vardır  ki  şahsa  konuşulur.  Bu  da  sünnettir,  Peygamber  Efendi-
            miz’den geliyor. Peygamber Efendimiz’in Sıddîk-i Ekber Efendimiz’e özel
            sohbeti vardı. Sade ona olan sohbeti yaparken bir başkası gelince o sohbeti
            kapatıyormuş. Başka bir sohbet yapıyormuş. Sıddîk Efendimiz’e olan sohbeti
            Hazreti  Ömer  Efendimiz  anlayamıyordu.  Umumi  sohbetler  vardır.  Hususi
            sohbetler vardır. Umumi sohbetler herkesin anlayacağı şekilde. Özel sohbetler
            tek bir kimsenin anlayacağı şekildedir. Sâlih Baba diyor ki:
               Tedbir ile takdiri düşün, kendini yorma
               Gel Âdem’e secde idegör sıdk ile durma
               Âdem’e secde olur mu? Ama Cenâb-ı Hak bütün melekleri Âdem baba-
            mıza secde ettirmedi mi? Cenâb-ı Hak Hazreti Âdem’i yeryüzüne halife gön-
            deriyor.  Evliyâullâh  da  yeryüzünün  halifesidir.  Demek  ki  Hazreti  Âdem’e
            secde ettirdi ise melekler cisim sahibi değildir, ruhtan ibarettir. Tarîkatta da
            ruhun bir secdesi vardır. Nedir bu? Başka kelâmda söyleniyor:
   38   39   40   41   42   43   44   45   46   47   48