Page 45 - Gülden Bülbüllere 2 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 45
Tasavvuf Sohbetleri -2 45
Şuğul-u bâtın ikidir: Bir vardır ki insan isteyerek gelir, bir de vardır
istemiyor geliyor. Onu atmak istiyor gönlünden, Allah’a sığınıyor. Havf
duyuyor veya onu atsa da başka birisi geliyor. Ondan da kurtulmak için
çalışıyor. İşte burada bir terakkî var. İsteyerek gelen şuğul-u bâtın ise gaflete
düşürür insanı. İstemeyerek olunca Allah’a sığınıyor.
Bilmezem kimden kime şekvâ edem bu gönlümü
Lâ’yı gördüm, firkat-ı Mevlâya düştüm gel yetiş
Bu gönlüm senin mülkün, kime şikâyet edeceğim. Bu gönül senin, ben
buna sahip olamıyorum. Ben buna gelen muhalefetleri atamıyorum. Bu mülk
senindir. Sen bu mülke sahip ol, diyor. Allah’a teslim ediyor. Bizde cezbe ile
ne kadar terakkî ediliyorsa, şuğul-u bâtın ile de aynı şekilde terakkî ediliyor.
Bir de “nefy ü isbat” var. Fazla zikir yapmak lazım. Ne kadar zikir yaparsa
o kadar terakkî ediyor. Cezbe sahibinde zikir yok. Cezbe sahibine sen zikir
yapma bile derler. Zikirden mânâ Allah’ı unutmamak. Cezbe sahibinde Allah
sevgisi var. Allah sevgisinden meydana geliyor. Gönlü zikir dolu. Cezbe
nereden geliyor? Aşktan, muhabbetten. Aşkın sonu mahviyet. Cezbeden de
geçecek. Cezbeden geçmezse mahviyete düşmez. Mahviyete düşmeyince
yetişmiş, erişmiş olamaz. Neye yetişecek, neye erişecek? Allah’ın zâtına.
“Küllü şey’in yercu’u ilâ aslihî (Her şey aslına rücû edecek.)”
Ruhun da aslı nedir?
Cenâb-ı Hak: “Kendi ruhumdan ruh üfledim.” buyuruyor.
Ruh ne ile gidecek? Yağmur katresi gibi aşağıya düşmedi ki. O yağmur
katresi denize karışırsa, oradan da tekrar buhar olup yükselirse devir yapar.
Yağmur nemi nereden alıyor? Zâhire göre denizden alıyor. Ama yağmur
Allah’ın rahmetidir. Ruhumuz hakikaten bir vâsıta ile gelmiş.
Cesedimize vâsıta annemiz, babamız. Annesiz, babasız dünyaya gelen var
mıdır? Bir tek Hazreti İsa babasızdır. Onda Allah kudretini göstermiştir. Onun
peygamber olduğunu bildirerek: Cenâb-ı Hak “Babasız da halk ederim.” di-
yor. Annesi var, babası yok. Ondan başka bütün insanların annesi, babası var.
Bir de Hazreti Âdem annesiz ve babasız. Allah onun cesedini topraktan
yapmış. Ruhundan ruh üflemiş. Bizler ve bütün insanlar onun tohumu. Ama
bunlar cesede. Ruha gelince öyle değil, ruh ayrı. Cenâb-ı Hak ruhlarımızı ilmi
ezelide halk etmiş. Meleklerden önce bizim ruhumuzu halk etmiş Cenâb-ı
Allah. Melekleri cesedimizden önce halk etmiştir.
Şimdi bakınız zemin var, sema var, arş-ı âlâ var, yer var. Biz yerdeyiz.
Melekler nerede? Arş-ı âlâda. Eğer Allah’tan gelen ruh Allah’a ulaşırsa arşı
geçiyor, meleklerin üzerine çıkıyor. Ama Allah’tan gelen ruhu insan maka-
mına ulaştırmazsa aşağıya düşer. Değil meleğin üzerine çıkmak, hayvanların
aşağısına düşer. Niçin hayvanlar azap görmeyecek, insanlar azap görecek?
Çünkü o insan hayvanlardan aşağıya düşüyor. Cehenneme giden insan
hayvandan aşağıdır. Cennete giden insan da meleklerle olur.
Cenneti insanlar ibadetle kazanabiliyor. Fakat Allah’ın cemâlini insan ibâ-
detle, amelle kazanamıyor. Allah’ın cemâlini insanlar aşk, Allah aşkı ile kaza-
nıyor. Onun vasıtası Allah aşkıdır.

