Page 47 - Gülden Bülbüllere 2 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 47
Tasavvuf Sohbetleri -2 47
zararı bize zaten âhiret kârını kazandırır. Dünyada Cenâb-ı Hak zarar veriyor.
İmtihan için, zararı da Allah’tan bilip râzı olursak orada da bir mükafatımız
var. Allah ondan dolayı da bir mükâfatta bulunacak, bir ihsânda bulunacak.
Cenâb-ı Hak ne buyuruyor:
“Ben kulumu korku ile imtihan ederim.”
Bu korku hastalık korkusu olur, haşarat korkusu olur, düşman korkusu
olur. Daha başka çok korkular olur. Fakir olacağından, hasta olacağından
korkar. Şerli insanlardan korkar.
“Mallarının, canlarının, yakınlarının azalması ile de imtihan ederiz.”
Dünya zararlarından da korkacağız. Maddî zarara râzı olursak Allah bize
manevî kâr verecek. Korkacağımız ne olacak peki? Amelsizlik, imansızlık.
Allah, bizi Müslüman halk etmiş, imanımız var. İmanımızı muhafaza edecek
nedir? Amel. Amelsiz kalırsak imanımız da yok olur. Azala azala söner.
Dünya sevgisinden korkacağız. Şeytan vesvesesinden korkacağız. Nef-
simizin arzularından korkacağız. Şerli insanlardan da korkacağız. Bize bir
zarar gelir, günah işletir, diyeceğiz. Amelsizlikten korkacağız. Zaten amel-
sizlik bunlardan kaynaklanıyor.
Şeytan vesvesesi şöyle oluyor: Senin ameline mâni olamıyor. Fakat
amelinden dolayı sana gurur, kibir geliyor.
Peygamber Efendimiz öyle buyuruyor:
“Bütün hataların başı dünya sevgisi.”
Dünyayı seven şeytana tâbi olur. Şeytanın vesvesesine kapılır. Dünyayı
seven kötü insanlarla dost olur. Ama çalışmak ayrı, çalışmak hak. İnsan
çalışkan olur da dünyayı gönlüne indirmez.
4 tane manevî düşman var. Bunlardan salavat çekerek, besmele çekerek,
tevhit çekerek kurtulacaksın.
İnsanlar sâdıklarla olunca bildiği günahı işlemez, bilmediklerini de ona
danışır. Bildiği bir ameli işler. Bilmediğini de gidip ondan öğrenir.
Cenâb-ı Hak onun için: “Sâdıklarla olun.” buyuruyor. Sâdıklar günahı,
sevabı bilenler, seçenler; hayrı, şerri bilenler, tatbik edenler. Allah’ın yasak-
larından kaçıyorlar. Meşâyihi sevmek demek onu örnek almaktır. Onu niçin
seviyor? Bu insan iyi insan. Bunun sözleri de sağlam, işi de sağlam, ameli de
sağlamdır. Sevmek demek, bu demek. Bağlanmak demek, bu demek.
Gönül sahiplerine gönülden bağlanın. Gönül sahiplerinin kalplerinde hile,
hurda, kin, haset hiçbir şey kalmamış. Paklamışlar, atmışlar. İnsanların kalbi
Allah’ın evi.
Demek ki o haneden insan her şeyi çıkarır atarsa ne olur? O haneyi sahi-
bine teslim etmiş olur. İdrak etmek lazım.
İdrak, bizim için yararlı şeyleri bilip yapmak, zararlı şeylerden kaçınmak.
Şurada bir ateş yanmış. Sana doğru geliyor. Anladın ki sana doğru gelip seni
yakacak. Kaçmazsan yakacak. Bir de anlıyorsun ki senin için bir nimet var.
Orada faydan var. O buraya gelmediyse sen oraya gideceksin ki onu elde

