Page 49 - Gülden Bülbüllere 2 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 49

Tasavvuf Sohbetleri -2                                            49

               Senin ibadetin varsa; şeriatın, tarîkatın varsa senin ruhun simurg-u ankâ
            kuşudur. Başka bir kelâmda,
               Çok sâlikler seyrân eyler semâda
               Kimi müsemmâda kimi esmâda
               Nisbetleri gezer fevka’l-ûlâda
               Ama darlığı çeken ruh. Sıkıntıyı çeken ruh. Sefayı da gören ruh. Mesul
            olan ceset, ruh masum. Ceset ruha adâlet ederse ruh sefâda, sürurda. Cesedin
            ruha adâlet etmesi için, ruha muhalif işler işlemeyecek. Bütün nefsin arzuları
            ruhun muhalifidir. Arzuları terk ederse ruha muhalefet etmiş olmaz. Bir de
            ibadetini yaparsa ruhu mesut etmiş olur. Çünkü ibadeti ceset yapar. Eğer ibâ-
            detini yapmazsa ruha zulmetmiş olur. Ruhu mihnete, meşakkate, azaba düşür-
            müş olur, karanlıklara düşürmüş olur. Eğer ibadetini yaparsa onu ulvî âlem-
            lere; yüksek, aydın, ferâh yerlere ulaştırır.
               İbadet yapanın ruhu ankâ kuşu gibidir, temizdir. Yükselir, göklere çıkar.
            Semâda hiçbir pislik, hiçbir darlık, hiçbir mihnet olmaz.
               Gurâb ise isyan edenlerin ruhu. Ruha buyuruyor ki:
               Bülbülün ol nefha-i feryâdına âşık demem
               Yüz çevirir goncadan gül gösterince hârını
               Buyuruyor ki:
               Bülbül niçin gönül verdin
               Rengi solan bir goncaya
               Solmaz benim gonca gülüm
               Fâni bahârı neyleyim
               Buyuruyor ki:
               Bir gülün ki hârı vardır yâr demem
               Kansız dîdelere âh u zâr demem

               Pirden haberdâr olmayan
               Önünde berdâr olmayan
               Doğru vefâdâr olmayan
               Ol kande bulur yârını

               Aynı da değil, gayrı da değil ol buna âgâh
               Sâlih Baba’da olan bu kelâm izah edilmezse insanlar şüpheye düşer. Evet
            tabii aynı değil, gayrı da değil. Meşâyih Allah mı? Hâşâ değil. Allah’tan ayrı
            mı? Allah’tan ayrı da değil.
   44   45   46   47   48   49   50   51   52   53   54