Page 72 - Gülden Bülbüllere 2 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 72
72 Gül'den Bülbüllere
Demek ki meşâyihi olmayan, tarîkatı olmayan gâfil. Adüv, düşman (mane-
vî düşmanlar). Senin malının, canının düşmanı değil. Bunlar iman düşmanı:
şeytan, nefis, dünya muhabbeti…
Allah’a ulaştıran aşktır. Onun için Peygamber Efendimiz’e buyuruyor,
Cenâb-ı Hak:
Gel habîbim sana âşık olmuşam
Bir de buyuruyor ki:
Gece gündüz durmayıp istediğin
N’ola kim görsem cemâlin dediğin
Peygamber Efendimiz’e Cebrâil (as) geldi. Âyetler geldi. Cenâb-ı Hak onu
sevmiş. Yaratmış olduğu hâlde Peygamber Efendimiz’in aşkı Miraç yaptırdı
ona.
Bu demi Ahmet başa tâc eyledi
Bu dem ile seyri Mirâc eyledi
Bu dem ile yedi kez Hac eyledi
Peygamber Efendimiz’in semâda ismi Ahmed’dir. Bu dünyada Muham-
med’dir (sav).
Dem: nefes. Allah’a olan aşkı, Allah’a olan sevgisi ile nefeslerini teneffüs
etti. Allah’a olan sevginin, aşkın nihayeti yoktur. Peygamber Efendimiz Miraç
yaptı Allah’a olan sevgisinden, muhabbetinden dolayı.
Peygamber Efendimiz’in haricinde de Miraç yapanlar olmuş yine aşka dü-
şenler. Yalnız Peygamber Efendimiz cismi ile, ruhu ile Miraç yapmış. Cismi
ile göklere yükselmiş. Onu bir defa yapmış. Ayrıca defalarca, zamanlar
boyunca çok Miraçlar yapardı. Her gün yapardı. Niçin? Evliyâlar dahi, en ufak
bir velî yılda bir defa tecellîye mazhar olur. Allah’ın cemalini görürmüş. Daha
yüksek olan velî ayda bir defa. Daha büyük olan velî haftada bir defa. Daha
büyük olan velî günde bir defa mazhar olurmuş. Günde beş defa tecellîyi
gören velî olurmuş.
“Muhammed Sâmi’yi gavvası bahr-i aşk-ı râ her dem”
Bu söz neyi ifade eder? Her dem, her nefeste aşk deryasına dalıp çıkarmış.
Aşk deryası nedir? Cenâb-ı Hakk’ın tecellî nurunda yok oluyor.
Allah’ın esmâ nuru, sıfat nuru, zât nuru vardır. Allah’ın bin bir ismi vardır.
İsimlerinin nuru vardır. İnkâr edilir mi? Edilmez.
Allah’ın sekiz sıfatı vardır. Sıfat nuru vardır. İnkâr edilir mi? Edilmez.
Bir de Allah’ın tek olan zâtının nuru vardır. Bu eşyada üçü de mevcuttur.
Ama katreden deryayı halk etmiş Cenâb-ı Hak. Zerreden kübrâyı halk etmiş
Cenâb-ı Hak. İlmiyle de ihâta etmiştir. Azameti ile de ihâta etmiştir. İşte zâhir
bunu anlayamıyor, kaldıramıyor.

