Page 70 - Gülden Bülbüllere 2 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 70

70                                                 Gül'den Bülbüllere

               Mademki her şeyin üstünü insansa: “Le kad halak’ne’l-insâne fî ahsen-i
            takvîm.” Bir de “Sümme redednâhu esfele-sâfilîn.” var. İnsan her şeyin de
            mâdunu (aşağısı) oluyor.
               Eğer insan, insanlık şerefine nâil oluyorsa:
               Halâyık içre insanı kamudan eyledi ekrem
               Yarattı “Ahsen-i Takvîm” kılûben mazhar-ı Rahmân
               Allah’ın rahmetine lâyık olan insandır. Başka bir mahluk, Allah’ın rahme-
            tine  lâyık  olamaz.  Allah’ın  rahmeti  ise  sadece  cenneti  değil;  cemâlini
            kazanmak, cemâlini görmektir. Esas Allah’ın kula rahmeti budur.
               Bir  de  var  ki  insan  insanlığını  zâyi  ederse  bütün  mahlûkâtın  mâdunu.
            Bütün mahlûkât Cenâb-ı Hakk’ın gadabına dûçâr olmuyor. Ama bazı insanlar
            Allah’ın gadabına dûçâr oluyorlar.
               Allah’a şükür, çok şükür, nihayetsiz şükürler olsun. Bunlar haktır, hakikat-
            tir. İslâm dininin ta gelişinden Peygamber Efendimiz’in nur-i nübüvvetinin
            dünyaya ilanında, velâyeti de dünyaya ilan edilmiştir, başlamıştır. Tâ ki kıya-
            mete kadar da devam eder.
               Onun  için  vâris-i  enbiyâ  ikidir.  Zâhir  ulemâ,  Peygamber  Efendimiz’in
            nübüvvetinin  vârisidir.  Evet,  bazı  tasavvuf  kelâmlarında  yazar:  “Velâyet
            nübüvvetten büyüktür.” diye. Buna zâhir ulemâ karşı geliyor. “Bir velî, bir
            nebîden büyük” anlamına geliyor diye. Ama hayır, öyle değil. Nübüvvetten
            olan  velâyet  büyük.  Peygamber  Efendimiz’in  en  büyük  mucizesi  Miraç’ı.
            Peygamber  Efendimiz’in  en  büyük  mucizesi  Kur’ân.  Diğer  Peygamberler
            yapamadı. Büyük mucizesi Miraç. Ama bunu cismi yaptı, cismi gitti.
               Büyüklerin kelâmı:
               “İlim istersen sabret.
               Zenginlik istersen kanaat et.
               Vaaz nasihat istersen ölümü düşün.”

               Ey gönül sabret bu dehrin gamı gavgası geçer
               Bir gün âsûde olur bu dem(i) davâsı geçer
               Sabır, sabır, sabır. Her şeyin başı sabır.
               Bu kesret âlemin seyrân eyledim
               Sabırdan bir büyük kâr bulamadım
               Şimdi bu zamanda insanlar iyi niyetli değiller. İyi muamele yapmıyorlar.
            Hep birbirlerini çekemiyorlar. Haset ediyorlar, buğuz ediyorlar. Birbirlerine
            zarar veriyorlar. Bir insan ölümü düşünmezse vaaz, nasihat tesir etmez. Ne
            kadar maddî varlık olursa olsun, kanaat etmezse bir insan…
               Hubb-u dünya şuğul-u süflâ ile varılmaz bu yola
               Bu yol hangi yol?
               “Allah’tan geldiniz. Allah’a döneceksiniz.”
               Râbıta  sahibi  sevmiş,  inanmış.  Gönülden  sevmiş.  Neye  bağlanmış?
            Allah’a,  Resûlullâh’a  bağlanmış.  Çünkü  meşâyihini  sevmek,  Resûlullâh’ı
            sevmek, Allah’ı sevmektir.
   65   66   67   68   69   70   71   72   73   74   75