Page 75 - Gülden Bülbüllere 2 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 75
Tasavvuf Sohbetleri -2 75
Peygamberimiz “Rahmeten lil âlemîn”dir. İman hidâyet meselesi.
Cenâb-ı Hak “Habîbim, Benim hidâyet etmediğime sen şefaat edemezsin.”
buyuruyor.
“Üzülme Habîbim, ben onların kalplerini mühürlemişim. Onlar inan-
mazlar.”
Bu âyet özellikle amcası ve kendi kavmi için. Çok üzülmüş Peygam-
berimiz, onu ifade ediyor.
Sâir peygamberleri Cenâb-ı Hak tenkit etmiştir. Peygamber Efendimiz’i
ise gönlünü alır gibi teselli ediyor. Niçin? Sâir Peygamberler kavimlerine
bedduâ ettiler. O etmedi. Sâir Peygamberler kavimlerine gelen afetlere rıza
gösterdiler. Peygamberimiz: “Yâ Rabbî! Bana bağışla bunları.” dedi.
İşte “Rahmeten lil âlemîn” olduğu için o kadar eziyet, o kadar çile, o kadar
işkence. Bunları da atıyor. Üç defa, belki de dört defa Allah’ın gadap vahyi
geldi. Geri çevirdi, affettirdi.
Allah’ın hayra rızası vardır, şerre rızası yoktur. Şerre ricat edende celâl
sıfatı tecellî ediyor. Hayra ricat edende cemâl sıfatı tecellî ediyor. Dünyada
Allah’ın celâl sıfatına sahip olanlar Allah’ın gadabına dûçâr olacak. Cemâl
sıfatına sahip olanlar, Allah’ın rahmetine ulaşacaklar. Gadabı da insanlar için,
rahmeti de insanlara. İnsanlardan, cinlerden başka Allah’ın gadabına uğra-
yacak hiçbir mahluk yoktur. İnsanlardan, cinlerden başka Allah’ın rahmetine
ulaşacak yine hiçbir mahluk yoktur.
Cenâb-ı Hak buyuruyor ki: “İnsanları ve cinleri halk ettik ki bizi mâbud
bilsinler.”
Kudsi hadiste de: “Biz âşikâr olmamız için insanları cinleri halk ettik.”
İlm-i ezelîde ruhlara secde emredilmiş: “Ben sizin Rabb’ınız değil
miyim?”
Tıfl iken ol diler idi ümmeti
Sen kocaldın terk edersin sünneti
Dünyaya gelir gelmez secdeye kapandı. Bu iltifatlar ruhadır. “Belâ”
dedikten sonra iki secde emredilmiş ruha. “Belâ” diyenler olmuş, demeyenler
olmuş. Diyenler Müslüman. Demeyenler ehl-i küfür. Yazıcıoğlu şöyle diyor:
“Kim ki lâ ilâhe illallâh demişse o cehennemden çıkar.”
Ehl-i nâr var, ehl-i azap var. Ehl-i nâr, Allah’ı inkâr edenler ile Allah’a şirk
koşanlar. Onlar ebedî cehennemde kalır.
Ehl-i azap, Allah’a şirk de koşmamış. Allah’ı inkâr da etmemiş. Allah’ın
kitabına inanmış, yapamamış. Peygamberine inanmış, yapamamış. Bunlar
ebedî cehennemde kalmayacaklar.
Zaten hadisi şerife göre: “Cehennem yedi, cennet sekiz.”
Bir hadis var: “Cebbâr iki ayağı ile cehenneme bastı.”
Cebbâr, Allâhu Teâlâ’nın isimlerinden biridir. Misal, Mehmet hem sakat
hem hasta, yiyeceği yok, içeceği yok. Sakat, çalışamıyor. Hasta inliyor ama
hayatı var, canı var. Hasta da olsa sakat da olsa bunun yemesi, içmesi var.
Dilenecek. O dilenmeyle de para verecekler, vermeyecekler. Yiyecek bir şey

