Page 67 - Gülden Bülbüllere 2 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 67
Tasavvuf Sohbetleri -2 67
Cenâb-ı Hak: “Legat halaknâ’l insâne, fî ahseni takvîm. Biz insanı kıymetli
halk ettik.” buyuruyor.
Kelâm-ı kibârda:
Bu mahlûkun kamu aslı muhabbetten yaratıldı.
Muhabbet olmasa bil kim büyütmez yavrusun hayvan
Halâyık içre insanı kamudan eyledi ekrem
Yarattı “Ahsen-i Takvîm” kıluben mazharı Rahmân
Mazhar-ı Rahmân, Allah’ın rahmetine ulaşacak insan. İnsandan başka
Allah’ın rahmetine ulaşacak bir şey yok. Her şey yok oldu gitti. Ama insan
yok olup gitmiyor. Allah’ın gazabına da insan dûçâr oluyor.
Dikkat edelim, Allah’ın rahmetine de insan ulaşıyor, mazhar oluyor. Gaza-
bına da insan dûçâr oluyor. Allah’ın rahmetine mazhar olan insan, bütün mah-
lûkâtın en üstünüdür. Allah’ın gadabına dûçâr olan insan da bütün mahlûkâtın
en aşağısıdır. Niçin? Mahlûkâta azap da yok. İnancımıza göre bu böyle.
Cenâb-ı Hak bizi zarara uğratmasın. Allah hüsrana uğratmasın. Dünya için
bizi zarara uğratmasın. Burada dünya için bizi zarara uğratmasın derken bu,
dünya zararı değil. Yani dünya kârının, zararının peşinde bu kadar koşarsak
eğer manevî kârımızı, zararımızı bilemeyiz.
Peki, kârımıza koşmayacak mıyız? Zararımızdan kaçmayacak mıyız?
Evet, ticaret helal.
“Ticaretinizi yapın.” diye emir var.
Çalışmak farz. Peki, Allah zararı niçin veriyor bize? İmtihan için. Bu da
manevî kârımız için. Burada maddî zarar aleyhimize oluyor. Ama âhirette
lehimize oluyor. Evet, düşünelim, idrak sahibi olalım. Bir daha biz bu
dünyaya dönmeyiz, gelmeyiz. Kârlı gidelim veya zararlı gidelim. Öldükten
sonra senin zararından sana zarar var mı? Diyelim ki hep kâr ettin. Öldükten
sonra senin kârından sana bir kâr gelecek mi?
Peygamber Efendimiz buyuruyor ki: “Bir insan ölünce onu üç şey kabre
kadar takip eder: Malı, ailesi, ameli. İkisi döner gelir, birisi onunla beraber
kalır. Ailesi ile malı döner gelir.”
Ne kadar zengin olursa olsun bir insan kabre gidene kadar onun malını
harcarlar. Bir de ailesi acı duyarak, ağlayarak gidiyor. Üzerine toprak attıktan
sonra o da orada bitiyor. Ya ameli? Ameli beraber gider. Ama amel-i kabih
var, amel-i sâlih var. Sâlih amelle gittikse mutlu olacağız, çok mutlu. O
mutluluk dünya mutluluğuna benzetilmez. Dünya mutluluğu onunla kıyas
edilmez. Ama ameli kabihle gidersek çok bedbahtız.
Orada azabı görünce: “Yâ Rabbî, dünya âleminde sen bizi toprak halk
edeydin de biz bu azabı görmeyeydik.” denilecek.
Gıyabî imanımız var. Cenneti, cehennemi göremiyoruz. Cennet de hak,
cehennem de hak. Cenneti de bu dünyada kazanıyor insan, cehennemi de bu
dünyada kazanıyor.
Cenâb-ı Hak sâdıkları tanıtmış bize çok şükür.

