Page 65 - Gülden Bülbüllere 2 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 65
Tasavvuf Sohbetleri -2 65
Köpürüp kapağın atma derviş
Sabreyle pişip kemâle eriş
Cezbe haktır. Ama cezbeden de geçmek lazım. Cezbe çok kıymetlidir. Ni-
çin 70 bin evrat çeken bir taliple beraber cezbe sahibi terakkî ediyor. Hâlbuki
hiç dersi yok. Sen ders çekme, demişler cezben var. Zikirden mânâ kalpten
Allah’ı unutmamak. Kalpte Allah’ın sevgisini taşımak. Zaten onun kalbinde
bir yol bulmuş. Bir aşk tecellî etmiş. Cezbe bundan ileri geliyor. O kalbini
doldurmuş taşıyor. Onu taşırmamak lazım. Taşırmazsa daha çok terakkî
edecek. Zikirle de bir noktaya kadar terakkî ediyor.
Şuğul-u bâtın da fazla zikir yapanla beraber terakkî eder. Cezbeyle beraber
terakkî eder. Ama bir noktada üçü de durur. Cezbesi olan cezbesinden
geçecek. Şuğul-u bâtını olan da ondan kurtulacak. Fazla zikir yapan da ondan
kurtulacak. Bunların hepsi bir varlık oluyor. Bunlardan da geçecek insan.
Çünkü bunlar varlık oluyor. Kemâlat mahviyette, zikir sahibi zikrinden
geçecek, cezbe sahibi cezbesinden geçecek. Şuğul-u bâtın da şuğulundan
geçecek. Kalbini sahibine teslim edecek.
Şuğul-u bâtında, kalbine fazla düşünceler geliyor. İstemiyor geliyor. İste-
miyor geliyor. Burada cihat yapıyor. Cihad-ı ekber yapıyor, büyük cihat. Bu
da terakkî ediyor. Diyor ki: “Yâ Rabbî bu mülk senin. Ben buradan muhalifleri
çıkaramıyorum. Mülküne sahip ol.” Ama bu son çâre.
İşte herhangi bir kitabı okurken fıkıh meseleleri hariç, fıkhı bizim tarîka-
tımız istiyor. Her Müslüman’ın dinî ilmihali bilmesi isteniyor. Okuyacağımız
kitap Şeyh Efendimiz’e muhabbetimizi artırıyorsa okusun. Artırmıyorsa
okumasın. Herhangi bir hocanın vaazını dinleyince râbıtası artıyorsa dinlesin,
yoksa dinlemesin. Herhangi bir nâfile amel işlemek istiyor, bu yanlış
anlaşılıyor. Bizim tarîkatımızda nâfile oruç tutmak yokmuş. Nâfile namaz
kılmak yokmuş. Hayır, yanlış anlaşılıyor. Bizim büyüklerimizin ameli kitapta
yazılı. Bunları yapacaksın. Bunları yapmazsan ne kadar yaparsan yap makbul
değil. Bunları yap. Ondan sonra fazla olarak ne yaparsan yap. Ama bu yapmış
olduğun nâfile ibadetler muhabbetini artırıyorsa işle. Artırmıyorsa işleme.
Çünkü bizim tarîkatımızda ancak râbıta ile terakkî ediliyor. Yani meşâyihe
bağlanmaktır. Ama meşâyihe sadece sevgi ve râbıta ile mi bağlanacak? Ahlakı
ve ameli ile de bağlanacak.
Huzur sahibine kitap okumak da mânidir. Namaz kılmak da mânidir. Niye?
Onu öyle bir nispet sarmış ki hareket etmek istemiyor. Vermiş kalbini Allah’a.
Oturmak, kalkmak, yemek, içmek ona şuğul oluyor. Öyle bir makama ulaşan
mürit var ya namaz kılmak ona çok çetin gelirmiş. Çetinliği nedir? Secdeye
varınca kafasını secdeden kaldırmak istemezmiş. Rükûya varınca rükûdan
doğrulmak istemezmiş. İşte hıfz-ı nispeti taşırmayacaksın. Cezbeyi tutmazsan
zararı var. Bilmeyenler, anlamayanlar inkâr ediyorlar. Onların günahına sebep
oluyorsun. Cezbe haktır, inkâr edilmez. Ama tutmak lazım.
Gelin dergâha dervişler
Dergâh neresi? Sohbet yapılan, hatme yapılan yer. Bizim tarîkatımız
sohbet tarîkatı, râbıta tarîkatı, bizim tarîkatımız hatme tarîkatı. Hatmeye çok
kıymet vereceğiz. Bizim tarîkatımız hatme üzerine kurulmuş. Hatmeden
büyük amel aramayın bulamazsınız.

