Page 12 - Gülden Bülbüllere 1 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 12
12 Gül'den Bülbüllere
“İnsan yakınlaştıkça yakınlarından ayrı,
Belli ki yakınımız yoktur Allah’tan gayrı.”
(10 Aralık 1989)
Elhamdülillâh!
Şeriat cisimle, cesetle olan bir şey. Kalbimizi bütün kötü niyetlerden,
kötü düşüncelerden muhafaza etmek lazımdır.
Allah’ın emirlerini yaparsak şeriatı işlemiş oluyoruz. Cesetle olan ibadete
şeriat diyoruz.
Tarikata gelince, kalp ve ruh çok önem taşıyor. Daha ziyade kalbimizi
gafletten koruyacağız. Gaflet hangisidir? Allah’tan başka, Resûlullah’tan
başka kalbimizde ne varsa bunların hepsi muhaliftir. Bunları atmaya çalışa-
cağız. Niçin? Çünkü kalbimiz vücudumuzun padişahıdır. Her şey kalbimize
geliyor, ondan sonra vücudumuzu fiiliyata geçiriyor. Bunun için:
“Din nasihattir, din nasihattir.” buyuruyor Peygamber Efendimiz (sav).
Nasihat ise ikidir:
1- Vaaz vardır (zâhir).
2- Sohbet vardır (bâtın).
Sohbet insanların kalbinden. Sebep ne oluyor buna, sohbeti kim çekiyor,
kim meydana getiriyor?
Sohbeti ancak dinleyenlerin ruhu çeker. Mesela, şöyle ki: Hasta gider,
doktora hastalığını söyler. Doktor onu dinler, kitaplarına bakar, senin derdin
şuymuş, hastalığının ilacı da şu der. İşte bunun gibi, ruhumuz da bir hastalık
içerisinde, kalbimiz de bir hastalık içerisinde olduğu için, biz de burada
toplanmışız. Sanki muayenehaneye gelmişiz. Doktor bizi ne yapıyor? Dinli-
yor. Ama bu ruh muamelesidir. Beşeriyette insanlar ayrı ayrıdır. Hani bir
müptedî var, bir de müntehî var. Bir avam var bir de havas var. Fakat mane-
viyata gelince, tarikata gelince bunlarda ayrılık yoktur. Ruhlar birbirleriyle
anlaşıyorlar. Burada sohbeti ruhlar cezbediyor.
Bakın kelâm-ı kibârda şöyle:
Bahr-i aşkın katresi ol sohbet-i Mevlâ ile
Katreler deryâ olur cemiyet-i kübrâ ile
Bahr-i aşk: Allah için birbirlerini sevenler. Allah için birbirleriyle buluşanlar.
Niçin geldik buraya? Allah için geldik. Herhangi bir maddî iş için değil.
Birimizin menfaati için değil veya bir akraba ziyareti için değil. Bu cemaatin
her biri bir memleketten gelmiş. Hiçbir kuvvet tutamaz bunları. Bunları bir
araya Allah sevgisi toplamış. Buraya Allah için gelmişler. Alîm’dir,
Kâdir’dir Cenâb-ı Hak. Toplamaya kâdirdir. Toplananların da ne için
geldiklerinden haberdardır. Alîmdir Cenâb-ı Hak. Ehl-i aşklar, bir araya

