Page 107 - Gülden Bülbüllere 2 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 107
Tasavvuf Sohbetleri -2 107
ağlamaktan yerlere seriliyordu. Onun için çok büyük acı duyurmuştur Kerbelâ
Vakası İslâm’a. Nefsini yenen Kerbelâ Vakası’nı yapıyor. Kendi nefsini
yendinse, kendi nefsini ıslah ettinse o zaman Kerbelâ Vakası’nı yaptın. Savaşı
kazandın sen.
Seyri kıl uşşâk-ı Mevlâ nice kıyar cânına
Terk-i cân etmektir ancak aşkı sevdâdan garaz
Uşşâk-ı Mevlâ, Allah’ı seyredenlere bakın. Onlar nasıl canlarına kıyıyor-
lar, terk-i can olmuşlar. Allah’tan gelen o çok kıymetli ruh, terk-i can olmakla
Allah’a gider.
Kulluk görevleri çok önemlidir. Başkalarına malî yardım yapamıyorsan,
ona dilinle yardımcı ol. Sabır tavsiye et. Bunu da dilinle yapamıyorsan
kalbinden dua et. “Yâ Rabbî; şu kardeşimin şu ihvanımızın derdi ne ise şu
darlıktan kurtar.” diye dua et. Bunlar ihvanlıkta çok önemlidir. Çünkü biz
ihvan olmak için birbirimizin kârına ve zararına ortak olacağız. Bu hem maddî
hem de manevî. Zâhir şeriatta herkesin kârı, zararı kendinindir. İster amel
olsun ister ticaret olsun kendinindir. Ama tarîkatta, herkesin kârı kendisinin
değil. Eşitlik var, müşterek.
Ayette “Müslümanlar kardeştir.” diyor.
Kardeş, kardeşin müvekkili. Tarîkatta eşitlik var. Yani sen çok zenginsin.
Bu zenginlik de amel zenginliği. Âhireti kazanmışsın, ihvan kardeşine o
kârından vereceksin. Müsâvi olacak kârımız. Hakikatte de hiç yok. Demek ki
şimdi zâhir şeriatta herkesin kârı kendinin. Tarîkatta herkesin kârı kendinin
değil, ortaktır.
Hakikatte hiç kimsenin kendi de yok kârı da yok. Hakikate geçince ne sen
var ne de ben var. Ne seninki var ne de benimki var. Hepsi Allah’ın. Tasavvuf
kelâmıdır:
Umûrun Hakk’a tefviz et n’ederse ol eder yâ Hû
Aradan benliğin mahvet gözet neyler kader yâ Hû
Umûrun deyince neyin varsa hepsini Allah’a teslim et. Kendi benliğini de
kendi varlığını da ona teslim et. O ne ederse eder. “Neylerse güzel eyler”
buyurmuşlar. Yeter ki biz teslim olalım da o her şeyi güzel yapar.
“Fırsatı ganimet bil.” diye bir kelâm-ı kibâr vardır. Fırsat nedir? Ganimet.
Ganimet her şeyin bolluğu. İnsanlar her şeyin bol olmasını isterler. Ama
istenilecek bolluğu bilmezler. Âhiret bolluğu isteyeceğiz. Âhiret bolluğu ne
imiş? Fırsatmış. Fırsat da ne imiş? Dünyaya bir defa gelişimiz. Fırsat da ne
imiş? İnsanların bir defa gençlik çağında bulunmaları. İhtiyarlığa geçenler bir
daha gençliğe geçemiyorlar. Dünyadan gidenler, bir daha dünyaya gelemiyor.
Zararlı gitti ise eğer o zararı ödeyemez. Kârla gitti ise eğer, o kâr dünya kârına
benzemez. Dünya kârı birden yok oluyor, o yok olmuyor. Âhiret kârı azalmaz,
eksilmez, yok olmaz.
İskender (Zülkarneyn) Hazretleri’nin güçlü bir ordusu var. Sedd-i İsken-
der’i yapmış. Mağripten maşrıka kadar gitmiş. Dünyayı hâkimiyeti altına
almış. Hep gittiği yerleri ıslah etmiş. Ama Müslüman bir hükümdar. Bunun
kuvvetli bir ordusu var. Bütün beldeleri fethede, fethede mağribe kadar gitmiş.

