Page 102 - Gülden Bülbüllere 2 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 102

102                                                Gül'den Bülbüllere

               Ânın dervişleri kalmaz gaflette
               Çoklarını irşad eyler sohbette
               Cemâlin görenler kalır hayrette
               Mest olur yiğidi Pîr-i Sâmi’nin
               Mest, sarhoşluk. Zâhirde alkollü maddeler içenler var. Onlar ne söyledik-
            lerini bilmiyorlar. Ne yaptıklarını bilmiyorlar. Vuruyorlar, kırıyorlar, küfredi-
            yorlar. Her türlü edepsizliği yapıyorlar. O değil. Bu şeytanî sarhoşluk. Bir de
            rahmanî sarhoşluk vardır.
               Bu aşk bir bahr-i ummandır
               Buna haddi kenâr olmaz
               Delilim sırrı Kur’ân’dır
               Bunu bilende âr olmaz
               Aşk, bir bahr-i ummandır. Bunun haddi kenarı, hududu olmaz. Aşk demek
            sevgi demek insanların gönlünde. Allah sevgisi. O da insanların gönlünde.
            Diğer sevgiler de insanların gönlünde. Bir kelâm daha var:
               Eğer âşık isen yâre
               Sakın aldanma agyâre
               Düş İbrahim gibi nâre
               O gülşanda yanar olmaz
               Sen de âşıkım diyorsan eğer, İbrahim aleyhisselam gibi âşık ol. Onun kadar
            Allah’ı sev. Onun kadar Allah’a bağlı ol. İbrahim aleyhisselam oğlunu o kadar
            çok seviyor ki, çok sevdiği bir tane oğlunu kesecek. Bıçak kesmedi, başka.
            Ama Cenâb-ı Hak ne buyurdu:
               “Yâ İbrahim, ben İsmail’i kes demedim. İsmail’e olan sevgini kes.”
               O zaman İsmail’e olan sevgisi kesildi. Yoksa İsmail’i çok seviyordu. Ama
            o zaman Cenâb-ı Hak ne yaptı? Koskocaman Nemrut’un ateşini ona cennet
            bahçesi etti.
               Burada  bu  sözler  bütün  ehl-i  aşka  söylenmiş.  Sadece  İbrahim  aleyhis-
            selam’a değil. O zaten macerayı yaşamış, geçmiş, gitmiş.
               Yârdan mânâ, Allah. Âşık demek, Allah’ı seven. Sen de Allah’ı seviyorum
            diyorsan eğer, Allah’tan başka bir sevgi olmasın gönlünde. Çünkü o sevgiler
            perde oluyor, kesiyor. Allah’ın sevgisini kesiyor senden. Bir kelâm daha var:
               Gör âşıkı ol mâhı şakkeyledi parmağı
               Teşneleri kandırdı parmakları ırmağı
               Bu kimi kastediyor? Peygamber Efendimiz’i. Âşık odur ki doğmayan Ay’ı
            doğdurdu, iki parça etti. Önünde Kâbe’yi tavaf ettirdi yedi defa. Peygamber
            Efendimiz’in peygamberliğini tasdik etti, çıktı gitti. Susuzluktan bütün üm-
            meti helâk oluyordu. Çeşmeleri parmaklarından akıttırdı. Ordusunu, ümme-
            tini kandırdı. Âşık budur.
               Sen seni âşık sanma bir beyhûde âh ile
               Var etti özün anlar ol nûr-u ilâh ile
   97   98   99   100   101   102   103   104   105   106   107