Page 97 - Gülden Bülbüllere 2 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 97

Tasavvuf Sohbetleri -2                                             97

               — Yine görevli ineceğim, yâ Resûlallâh.
               — Nedir göreviniz?
               — On defa ineceğim, vazifeli olarak.
               — Nedir bu vazifeler?
               1- Birinde ineceğim, ulemânın ilmini götüreceğim.
               “Âlim bozulmazsa âlem bozulmaz.” Ne kadar âlim olursa olsun ilmini az
            bir maddiyata yaslarsa olmaz.
               2- Birinde de geleceğim, mülkî âmirlerin adâletini götüreceğim.
               3- Birinde de geleceğim, zenginlerin kanaatini götüreceğim.
               4- Birinde de ineceğim, fakirin sabrını götüreceğim.
               5- Birinde de ineceğim, hayrı, bereketi götüreceğim.
               6- Birinde de ineceğim, hürmeti, itaati götüreceğim.
               7- Birinde de ineceğim, şefkati, merhameti götüreceğim.
               8- Birinde de ineceğim, edebi, hayâyı götüreceğim.
               9- Birinde de ineceğim, Kur’ân’ı götüreceğim.
               10- Birinde de ineceğim, imanı götüreceğim.
               Şimdi  bunlar  tamam  olmuş.  Ulemâ  menfaatlerine  göre  karar  veriyor.
            Müderris  yok.  İlmî  kavrayış  yok.  Mülkî  âmirde  adâlet  yok.  Zenginlerde
            kanaat yoktur. Fakirde sabır yoktur. Hürmet yok, büyükten küçüğe şefkat yok.
            Bunların hepsi tamam. Ne kalmış? Kur’ân’la iman. Kur’ân da yok. Var ama
            satırda  var.  Hükmü  yok,  tatbikatı  yok.  Bir  tek  iman  kalmış.  İman  da  çok
            azalmış. Divanda şöyle geçiyor:

               Bu halkın çoğu kâl ehli
               Kâl ehli, ameli yok. (Hayvanî sıfatta)
               Kimi olmuş vebâl ehli
               Vebâl  ehli;  âlimi,  hacısı,  hocası  vebâlden  kurtaramıyorlar  kendilerini.
            Halkın hakkı geçiyor onlara. Niçin? Menfaat düşündükleri için. Az da olsa
            geçiyor.
               Gâyet azdır kemâl ehli
               Başka bir kelâmda:
               Dertli yürek âh eyleme
               Derdine dermân ara bul
               Her yerde derdin söyleme
               Derdine derman ara bul
               Bir kâmil insan ara bul

               Senin derdini her yerde bilemezler. Ancak bir kâmil insan ara bul, ona
            söyle. Senin derdinin dermanı odur. Bu dertli yürek, manevî dert.
               Bu halkın çoğu cinnîdir
               Mümin olana kinnîdir
               Bazıları var sünnîdir
   92   93   94   95   96   97   98   99   100   101   102