Page 92 - Gülden Bülbüllere 2 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 92
92 Gül'den Bülbüllere
gün bunu yapıyor. Bir gün, beş gün, on gün, bir ay değil. Üç ay, beş ay değil.
Yedi sene bu hizmeti görmüş. Yedi seneden sonra yine âletini eline alıp oduna
giderken şeyh efendisine demiş ki:
— Efendim bana bir himmet edin.
Şeyh Efendisi tenkit etmiş:
— Yürü, sen himmeti kazandın mı ki himmet istiyorsun. Haydi yürü. Bos-
tancı bostanının su zamanını bilir, demiş. Azarlamış. Göndermiş. Başka bir
dervişe görev vermiş. Demiş ki:
— Ayaklarına mahmuz tak. Şu Belh Padişahı İbrahim Edhem gidiyor.
Onun arkasından kavuş. Onun çıplak ayaklarını o mahmuzla vur gel. O döner
sana bakarsa yüzüne tükür. Yüzüne tükürdüğün zaman elbet bir şey söyler.
Ne söylerse gel bana haber ver.
O gidiyor zaten dervişler pek sağına soluna bakmazlar. Çünkü nazarı
dikkate almazlar. Bu zamana göre değil. Eğer bu zamanda sağına soluna
bakmazsan seni araba çiğner. Neyse. Derviş, İbrahim Ethem’e kavuşuyor.
Mahmuzlarla ayağına çarpıyor. Vurdukça kan akıyor. İki oluyor, üçüncüde
dönüp bakıyor. Derviş yüzüne tükürüyor. Şöyle bir ifâdede bulunuyor:
— Git babam, senin dediğini ben Belh’te bıraktım.
Bu cevabı alıyor, dönüp geliyor. Şeyh efendi soruyor.
— Yaptın mı görevini?
— Yaptım Efendim. Emriniz üzerine tabanlarına, çıplak ayaklarına vur-
dum, vurdum deldim. İki defa vurduğumda bakmadı. Üçüncü defa vurduğum-
da döndü, baktı; tükürdüm yüzüne. Şu ifâdede bulundu: “Git babam, senin
dediğini ben Belh’te bıraktım.”
Şeyh Efendisi:
— Hâlâ Belh’i unutmamış, diyor. Yani Belh’teki padişahlığını hatırlıyor.
O zaman hiddet vardı, gadap vardı. O zamanki hâlimle ben sana bir şeyler
yapardım. Şimdi ben hiddetimi, gadabımı Belh’te bıraktım, demek istemiş.
Ama o Belh kelimesi ağzından çıkmış. Gelince kovuyor şeyh efendisi.
— Git, sen Belh’i unutmamışsın, bir de benden himmet mi istiyorsun,
diyor.
Onun için “can gitmeyince canan ele geçer mi?” Candan mânâ ruhumuz.
İnsanın canı çok kıymetlidir. Her şeyini canı için yok edebilir. Ama canını ne
için yok edeceğini bilemez. İşte canını da yok etmesi lazım ki cananı bulsun.
Cenâb-ı Hak öyle buyuruyor:
“Kulum ver beni de al beni.”
Yani beni almak istiyorsan beni ver diyor. “Ben”den mânâ Cenâb-ı Allah
bize ruh üflemiş, odur. Benim sana üflemiş olduğum ruhu bana ver ki “Ben”i
bulasın. Onun için:
Kıyamazsın başa cana, ırak dur girme meydana
Bu meydanda nice başlar kesilir, hiç soran olmaz

