Page 143 - Gülden Bülbüllere 2 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 143
Tasavvuf Sohbetleri -2 143
“Velîler Peygamber’in vârisleridir”
(20 Haziran 1992)
Medhe lâyık şeyhimiz var
Zemme lâyık nefsimiz var
Mesela bir müride yapılan hizmette, hürmette, iltifatta mürit oradan
kendine bir pay ayırmasın. Benim iyiliğimden, benim bildiğimden bu iltifatlar
bana yapılıyor diye düşünmesin. Allah korusun onun düşmesi kolay olur.
Bu cemaatle biz nereden tanıştık? Bizi kim tanıştırdı? Elli yaşına kadar
topraklarda çalışırdık. Hayvanlarla uğraşırdık. İlmimiz de yok, tahsilimiz de
yok. Bu da Allah’ın bir ihsânı. Kul da Allah’ın, ihsân da Allah’ın. Pîrimiz
olmasaydı bu günahkârı tanımazdınız. Şeref sizin, himmet de Pîrimiz’in.
Allah makamınızı yükseltsin.
Büyüklerimiz buyuruyor: “Sen senliğinle zuhûra geldinse kork. Seni sen-
sizlik zuhûra getirdi ise korkma.”
Bu nedir?
Medhe lâyık şeyhimiz var
Zemme lâyık nefsimiz var
Mademki biz râbıta sahibiyiz. Kâmil mükemmil mürşidimizi tanıdık. Öyle
ise methedildiğin zaman de ki Pîrim’i methediyorlar. Pîrim’in himmeti olma-
saydı, beni kim tanırdı? Kusurlarımı kim affederdi? diye düşün.
Evet amennâ. Evliyâullâh kusurları, ayıpları örter. Mademki evliyâullâh
ise Allah’ın sıfatları ile sıfatlanmıştır, ama örtme dünyada oluyor. Âhirette her
şey açık. İnsanların kendisinden haberi yok, uykuda. Niye geldiğini bilmez.
Ne yaptığını bilmez. Kârını bilmez, zararını bilmez. Ama bu kâr, zarar
manevî. Maddî kâr ve zarar görünür. Onun için insanlar ölünce ayıpları ortaya
çıkar. Allah onları setretmiştir. Velîler de setretmiştir. Onun için:
“Âlâyı, ednâ’yı seçmek mürşidi kâmilin işi değildir.”
Mürşitler bu iyidir, bu kötüdür diye seçmez. Ne var ki:
Senin gördüklerin aybı velîler setreder cümle
Senin, benim gördüğüm ayıpları velîler setreder. Bir de amel fakirliği ve
amel zenginliği var. Allah’ın indinde amel fakirliği, amel zenginliğinden daha
efdâl. Bu nereden kaynaklanıyor?
Peygamber Efendimiz Miraç yaptığı zaman Cenâb-ı Hak soruyor:
— Habîbim bana ne hediye getirdin? diye soruyor.
— Yâ Rabbî, sen ganisin. Senin hazinelerin dolu. Muhtaç olan benim.
İhtiyacı olan benim. Fakirliğimle geldim. Yokluğumla geldim, diyor.
Bu amel fakirliği. Ameli güzel işler, işlememiş gibi düşünür. Bir de var
ki amel işlemiyor, o değil. Amel için gelmişiz dünyaya. Amel zenginliği ne-
dir? Ben yaptım, ben ettim. Benim şu kadar zenginliğim var. Oruç tuttum,

